MAHKEMESİ : Uşak İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 11/01/2012
NUMARASI : 2010/148-2012/10
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimitarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı banka tarafından borçlular hakkında 18.01.2010 vadeli bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla yapılan takipte, bono bedeli ve %52,5 oranında işlemiş faizi yanında 1.880,00 TL 4 adet çek sorumluluk bedeli olan 1.880,00 TL'nin depo edilmesinin istendiği anlaşılmıştır. Borçluların bononun teminat senedi olduğunu ve avans faizi istenebileceğini ileri sürerek icra mahkemesine başvurdukları, mahkemece teminat iddiasının ispatlanamadığı ve kesin süreye rağmen bilirkişi ücretinin yatırılmadığı nedeniyle borca ve faize itirazın reddine karar verildiği görülmüştür.
TTK’nun 690.maddesi göndermesiyle uygulanması gereken aynı yasanın 637.maddesine göre kambiyo senetlerine ilişkin olarak alacaklı bononun bedelini, faizini, ihbarnamenin masraflarını ve komisyon ücretini talep edebilir.
3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunu’nun 2.maddesinde de taraflar temerrüt faizini sözleşmede aksini kararlaştırmamışlarsa alacaklı ancak avans faizi isteyebileceği hususu düzenlenmiştir.
Somut olayda alacaklı tarafından kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip yapıldığına göre alacaklı bu takipte ancak senet bedelinin ve ferilerinin ödenmesini isteyebilir. Ödenmeyen çek bedellerinin depo edilmesini ise bu takipte talep edemez. Mahkemece bu kısım yönünden istemin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi doğru değildir.
Ayrıca alacaklı geçmiş günler faizi olarak %52,5 oranında faiz istemiş, bunu da sözleşmeye dayandırmışsa da alacaklının dayandığı genel kredi sözleşmesinde takip konusu senede açıkça bir atfın olmadığından alacaklı ancak 3095 sayılı yasanın 2.maddesi uyarınca avans faizi isteyebilir. Anılan faiz hesabı da hakim tarafından basit bir hesaplama ile belirlenebilecekken bu konuda borçlulara bilirkişi ücretinin yatırılması için kesin süre verilerek sonuca gidilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçluların temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/06/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy