MAHKEMESİ : Bucak İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 23/09/2011
NUMARASI : 2011/61-2011/142
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Taraflar arasında yapılan 02.09.2008 Tarih ve 4499 ev. No’lu ipotek resmi senedinin 2. maddesinde; İpoteğin, ipotek edilen gayrimenkulle, bunun müştemilatı, mütemmim cüz’ü ve Tapu Sicil Nizamnamesinin 61. maddesine göre tapu kütüğü sahifesinin beyanlar sütununda da kaydedilecek olan ve akit tablosunun ayrılmaz bir cüz’ünü oluşturan müfredatı ekli listede yazılı teferruatı ( teferruat tabirine fabrikanın makinaları ile alet ve edavatı ve sökülüp takılabilen bilcümle aksamı dahildir.) haklarında da muteber ve cari olacağı kararlaştırılmıştır.
Ayrıca ipotek akit tablosunda yazılı olmasa dahi, TMK'nun 862. maddesi uyarınca da ipotek, taşınmazı, bütünleyici parçaları ve eklentileri ile birlikte yükümlü kılar ve taşınmazın ipotek edilmesi onun bütünleyici parçalarını (TMK m.684) ve eklentilerini de (TMK.m.686) kapsar.
Somut olayda, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibine geçildiği, İpotekli taşınmaz ile taşınmazdaki iki adet makinenin ihalesinin yapıldığı, borçlunun diğer fesih nedenleri yanında taşınmaz içinde ihalesi yapılmayan bir kısım menkuller bulunduğunu ileri sürerek de ihalenin feshini istediği anlaşılmaktadır. İpotekli taşınmaz üzerinde bulunan bütünleyici parça ve eklentiler ipotek kapsamında olup taşınmazla birlikte satılması zorunludur. Bunların ayrı satılmaları mümkün değildir.
O halde mahkemece, yukarıda sözü edilen yasa ve sözleşme hükümlerine göre satış haricinde bırakılan menkullerin, ipotek kapsamında olup olmadığı ve ipotekli taşınmaz ile birlikte satışının gerekip gerekmediği yöntemince incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken,eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi ve istemin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ :Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.'nun 366. ve HUMK.'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04/06/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy