MAHKEMESİ : İstanbul 8. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 28/12/2011
NUMARASI : 2011/445-2011/1717
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şirket ortağının şahsi borcundan dolayı ortak aleyhine başlatılan genel haciz yoluyla takipte, icra müdürlüğünce şikayetçi şirkete müzekkere gönderilerek "şirket tarafından borçluya yapılacak tüm tebligatların bundan böyle icra müdürlüğüne yapılması ve borçlunun muvafakatının alınması gereken bütün hallerde müşterek tasarruflar için borçlu ortak yerine icra müdürlüğünün muvafakatının alınması gerektiği" bildirilmiş, 3.kişi şirket tarafından müzekkerenin iptalinin istenmesi üzerine mahkemece, şikayetin reddine karar verilmiştir.
TTK.nun 145. maddesine göre; limited şirketlerde ortaklardan birinin kişisel alacaklısı, şirket devam ettiği sürece haklarını borçlu şirket ortağının şahsi mallarından, şirket bilançosu gereğince o ortağa düşen kar payından ve şirket fesholunmuşsa tasfiye payından alabilir. Limited şirketlerde cebri icraya ilişkin koşullar TTK'nun 522 ve 523.maddelerinde düzenlenmiştir. Limited şirketlerde ortağın şahsi borcundan dolayı, ortaklık payının doğrudan haczi mümkün olmayıp, sadece ortağın kar payı, masraf ve avans alacağı veya tasfiye halinde tasfiye bakiyesine katılma hakkı haczedilebilir. TTK'nun 522.maddesinde alacaklıya tanınan borçlu ortağın limited şirketteki hissesini haciz hakkı, satış isteme hakkından yoksundur. Zira limited şirketlerde pay kural olarak bölünmez. Ancak bunun istisnası devir veya miras yolu ile intikalde mümkün olup pay önce bölünür, sonra devir veya intikal eder. Ayrıca pay kavramı ortaklık hak ve yükümlülüklerinin tamamını ifade eder. Bu durumda somut olayda konulan bu haciz, esasen ortaklık payı (hissesi) haczi olarak değil şirketin tasfiyesi halinde söz konusu hisseye düşecek olan tasfiye payının haczidir. Aksinin kabulü aşırı şekilcilik olur. Zira tasfiye işlemleri sonuçlanıncaya kadar ortağın ortaklık sıfatı devam eder. Bu durumda alacaklı TTK'nun 522 ve 523.maddelerinde belirtilen prosedür çerçevesinde hareket ederek alacağı için en az altı ay önce limited ortaklığın feshini ihbar etmek sureti ile alacağım ortaklığın tasfiye bakiyesinden borçlu ortağa düşecek paydan alabilir. Bu durumda alacaklı tarafından haczedilen aslında tasfiye payı olan limited şirket hisse payının cebri icrada açık artırma yolu ile satılması mümkün değildir.
Somut olayda; 3. kişi şirkete gönderilen müzekkere içeriği, adeta icra müdürlüğünün şirket ortağının yerine geçtiğini belirtmekte olup yukarıda açıklanan yasa hükümlerine aykırıdır.
Bu nedenlerle şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle reddi isabetsizdir.
SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/09/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy