MAHKEMESİ : Bakırköy 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 30/12/2011
NUMARASI : 2011/1357-2011/1509
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
5502 Sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu'nun 35/3.maddesinde; "Kurumun taşınır ve taşınmazları, bankalardaki mevduatları dahil her türlü hak ve alacakları haczedilemez, hakkında 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun haciz ve iflas hükümleri uygulanmaz" düzenlemesi yer almaktadır. Bu madde haczedilmezliğe ilişkin olup, Sosyal Güvenlik Kurumu hakkında icra takibi yapılamayacağı, bir diğer anlatımla cebri icradan bağışık olduğu sonucunu doğurmaz.
Kişi ve kurumlar hakkında takip yapma hakkının varlığı ile yapılan takip sonucunda haczin uygulanıp uygulanamayacağı farklı iki konudur. Örneğin; İİK.nun 82/1.maddesi gereğince devlet malı haczedilemez ise de bu durumun devlet aleyhine takip yapılmasını engellemeyeceği tartışmasızdır. Devlet hakkında bile cebri icranın yapılabildiği düşünüldüğünde Sosyal Güvenlik Kurumu aleyhinde cebri icra yoluna gidilemeyeceğinin kabulünün mümkün olmadığı muhakkaktır. Aksinin kabulü, anılan kurumdan hiçbir hak sahibinin hakkını alamayacağı gibi ağır bir sonuç doğuracaktır.
Ayrıca, bir üst norm olan Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'nın 90/4. maddesi ile de; usulüne uygun olarak yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklerin düzenlendiği milletlerarası andlaşmaların kanun hükmünde olduğu ve uyuşmazlıklarda gözetilmesi gerektiği kuralına yer verilmiştir.
Buna göre, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine Ek 1 Nolu Protokol'ün 1. maddesinde; "...Her gerçek ve tüzel kişi, maliki olduğu şeyleri barışçıl bir biçimde kullanma hakkına sahiptir. Kamu yararı gerektirmedikçe ve Uluslararası Hukukun genel ilkeleri ile hukukun aradığı koşullara uyulmadıkça, bir kimse mülkiyetinden yoksun bırakılamaz ... " denilmektedir.
Ek protokol'ün mülkiyet hakkı ile ilgili 1. maddesi, Türkiye Büyük Millet Meclisince onanmış ve onaylayan yasada; " ... Her hakiki veya hükmü şahıs malların masuniyetine (dokunulmazlığına) riayet edilmesi hakkına maliktir. Herhangi bir kimse ancak amme menfaati icabı olarak ve kanunun derpiş eylediği şartlar ve devletler hukukunun umumi prensipleri dahilinde mülkiyetinden mahrum edilebilir ..." ilkelerine yer verilmiştir. Bu nedenle 5502 Sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu'nun 35/3.maddesinde yer alan düzenlemenin anılan kurumu cebri icradan bağışık kılacağı yönündeki yorumun AİHS 'nin 6 § 1. ve Ek 1 no'lu Protokol'ün 1. maddelerinin ihlali sonucu doğuracağı da göz önünde bulundurulmalıdır.
O halde, takip dosyasının incelenmesinde herhangi bir haczin bulunmadığının da anlaşılmasına göre, mahkemece şikayetin reddi yerine 5502 Sayılı Kanun'un 35/3. maddesi ile İİK'nun haciz ve iflas hükümlerinin uygulanma yasağı getirildiği gerekçesi ile takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.'nun 366. ve HUMK.'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/09/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy