MAHKEMESİ : Samsun 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 05/02/2013
NUMARASI : 2012/667-2013/78
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de ;
Borçlunun icra mahkemesine başvuru nedeni; haczedilen menkullerin sigorta acenta şirketi olmaları nedeniyle haczinin mümkün olmadığına dair şikayet ile mükerrer takip yapıldığı itirazına ilişkindir. Mahkemece haczedilen malların borçlunun mesleği için zorunlu malzeme kapsamında sayılamayacağı, haczin şikayetçi borçlu tarafından yapılan ödeme ile kalktığı ve davanın konusu kalmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda 13.11.2012 tarihli haciz ile borçlu şirketin iş yerinde 1 adet asus marka bilgisayar lc ekranı, 1 adet asus marka bilgisayar kasası, 1 adet samsung marka lcd bilgisayar ekranı, 1 adet wıse markalı bilgisayar kasası, 1 adet samsung marka yazıcı, 2 adet klima, 1 adet ofis grubu (masa,sekreter koltuğu, tekli-ikili misafir koltuğu) olmak üzere toplam 3600 TL değerindeki menkul mal haczedilmiştir.
İİK'nun 82/4. maddesi gereğince borçlunun sanat ve mesleki için lüzumlu olan alet ve edevatı haczedilemez. Borçlunun mesleğini icra etme kabiliyetinin korunmaya değer olduğu, bu koruma kapsamında, aile bireylerinin meslek icra etme kabiliyetlerinin de himaye edilmesi gerektiği benimsenmektedir. Bununla birlikte en çok duraksama meydana getiren husus da, mesleki eşya ve araçlardan ne anlaşılması gerektiğidir. Bunun için haciz sırasında borçlunun o meslek ve sanatını icra etmesi ve kendisinin ve ailesinin geçimini, icra ettiği bu meslek ve sanatından temin etmesi gereklidir.
Haczedilemeyecek malların kapsamını tayin edebilmek için sanat sözcüğü ile eş anlamda kullanılmış olan meslek kavramını teşebbüsten ayıracak kıstasların açıklanması gerekir. Çünkü borçlu bir meslek sahibi sayıldığı takdirde, bu mesleği ile ilgili alet, edevat ve kitapları haczedilemeyecek, aksine bir teşebbüs sahibi sayıldığı zaman, bu teşebbüsün malları sermaye ağırlıklı olup haczedilebilecektir. Bu bağlamda meslek ve sanattan kasıt, borçlunun kişisel yeteneğine, kendi iş gücüne ve kendi bilgi dağarcığına dayanarak yürüttüğü bir faaliyettir. Bu durum, üzerinde kolaylıkla birleşilemeyen ve sürekli gelişme süreci gösteren bir konudur.
Şikâyet konusu incelenirken borçlunun yaptığı işte sermaye ile emeğin karşılıklı oranları tespite çalışılır ve emeğin değerinin, sermayenin değerinden daha fazla olduğu görülürse “bir mesleğin” varlığına, aksi takdirde “bir teşebbüsün söz konusu olduğuna” hükmedilir. Bu kıstasa ekonomik kıstas denir.(HGK'nun 02.12.1972 tarih, 1972/572-974 sayılı kararı) Buna göre, borçlunun yaptığı işte onun kişisel çalışması ve faaliyeti ön planda, sermayesi ve yararlandığı yabancı iş gücü ikinci planda gelmekte ise, borçlu bir meslek sahibi sayılır ve bu meslek için gerekli aletler haczedilemez.
Öte yandan; borçlu itiraz ve şikayetinden açıkça feragat etmediği sürece borcun ödenmesi ya da icra takip dosyasının infaz edilmiş olması itirazın incelenmesine engel değildir. Kaldı ki, borçlu, haciz tarihinden sonra 04.12.2012 tarihinde ihtirazi kayıt ile ödeme yaptığı anlaşılmıştır.
O halde, mahkemece, borçlunun haczedilen mallara ilişkin yukarıda belirtilen kurallar çerçevesinde şikayetinin esası incelenip bilirkişiden görüş alınarak mahcuzların İİK'nun 82/4.maddesi gereği haczinin mümkün olup olmadığının tespiti ile oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy