MAHKEMESİ : Bakırköy 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 11/02/2013
NUMARASI : 2012/1614-2013/116
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlunun icra mahkemesine başvurarak, alacaklı tarafından adi iflas yolu ile takibe geçildiğini, ancak ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, takipten 23/11/2012 günü haberdar olduğunu, icra dosyasına süresinde itiraz ettiğini, belirtilen nedenlerle takibin durdurulmasına karar verilmesini talep ettiği görülmektedir.
Mahkemece, muhatap tüzel kişilik olup, tüzel kişilere tebligatın nasıl yapılacağı hususunun Tebligat Kanunu'nun 12 ve 13. maddelerinde belirtildiği,Tebligat Tüzüğünün 28. maddesinde gösterilen prosedüre uyarlı bir işlem yapılmadığı, yetkili kişilerin bulunup bulunmadığının tebliğ mazbatasında gösterilmediği gerekçesiyle borçlu şirket yönünden usulsüz tebligat şikayetinin kabulü ile borçlunun takibi ve ödeme emrini TK'nun 32. maddesi gereğince 23/11/2012 tarihinde öğrenmiş sayılmasına karar verilmiştir.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 12. maddesine göre, hükmi şahıslara tebligat, salahiyetli mümessillerine, bunlar birden fazla ise yalnız birine yapılır. Aynı Kanunun 13. maddesine göre de, tebliğ yapılacak bu kişiler, herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde tebliğ orada hazır bulunan memur ve müstahdemlerinden birine yapılır. Tebligat Yönetmeliği’nin 21. maddesinde ise, tüzel kişi adına, tebligatı kabul edecek kişi herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde bulunmadığı veya o sırada evrakı bizzat alamayacak durumda olduğu takdirde tebliğin, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde vazife itibariyle tüzel kişinin yetkilisinden sonra gelen kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu kabil işlerle vazifelendirilmiş biri olması gerektiği, bunların da bulunmadığı tebliğ mazbatasında tespit edilmek şartıyla, o yerdeki diğer memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
7201 Sayılı Kanunun 13.maddesine göre yapılan tebligatlarda, hükmi şahıs yetkilisinin bulunmadığının belirtilmesi yeterli olup, ayrıca bulunmama nedeninin şerh edilmesi zorunlu olmadığı gibi, yönetmeliğin “muhatabın geçici olarak başka yere gitmesi” başlıklı 29. maddesinin uygulanması da gerekmemektedir.
Somut olayda, tebliğ evrakında bu yerin kapalı olduğu belirtildiğine göre mahkemece, tebligat adresinin ticaret sicilinde kayıtlı adres olup olmadığının araştırılarak aynı adres olduğunun belirlenmesi halinde ticaret sicilindeki adrese yapılan tebligat usulüne uygun olacağından şikayetin reddine, aynı değil ise kabulüne karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy