MAHKEMESİ : Sivas İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 12/07/2012
NUMARASI : 2012/239-2012/279
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 21.01.2013 tarih ve 2012/25907 Esas, 2013/1199 Karar sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus yol ile icra takibine başlandığı, örnek 10 nolu ödeme emri tebliği üzerine borçlunun yasal sürede icra mahkemesine yaptığı itirazında, takibin kesinleşmesinden önceki dönemde çekin zamanaşımına uğradığını ileri sürdüğü anlaşılmıştır. Borçlunun başvurusu bu hali ile İİK.nun 168/5.maddesine dayalı, takibin kesinleşmesinden önceki döneme ilişkin zamanaşımı itirazı niteliğindedir.
Takip dayanağı belge kambiyo senedi niteliğinde çek olduğundan olaya TTK'nun 726 ve aynı Kanunun 730. maddesi göndermesi ile 662 ve 663. maddelerinin uygulanması gerekmektedir. Borçlar Kanunu'nun 133.maddesine nazaran daha özel nitelikte bulunan ve T.T.K.'nun 730/18.maddesi gereğince çekler hakkında da uygulanması gereken aynı Kanunun 662.maddesi, zamanaşımının hangi sebeplerle kesileceğini sınırlı bir şekilde açıklamıştır. Bu sebeplerden biri de dava açılmasıdır. Anılan maddede mücerret dava açılmasından söz edilmekte olup, bu davanın kimin tarafından açılacak bir dava olduğu hususunda bir açıklık bulunmamaktadır. Ancak borçlu tarafından açılacak davada, alacaklı durumundaki davalının itirazını def'i yolu ile ileri sürmesi halinde, açılan menfi tespit davasının da bu nedenle zamanaşımını keseceğinin kabulü gerekir. Nitekim Yargıtay HGK.nun 20.01.1996 tarih ve 1996/12-654 Esas 1996/805 Karar sayılı kararı ile de aynı ilke kabul edilmiş olup, alacaklı durumundaki davalının itirazını def'i yolu ile ileri sürdüğü menfi tespit davası, zamanaşımını keser ve kararın kesinleşme tarihine kadar zamanaşımı işlemez.
Somut olayda ise alacaklı hakkında açılmış bir dava bulunmadığı gibi menfi tespit davasında da alacaklı taraf deyildir. Ayrıca mahkemece verilen tedbir kararında da alacaklının davalı sıfatının bulunmaması nedeniyle tedbir kararı alacaklıyı bağlamaz. Menfi tespit davası alacaklının muteriz borçlu yönünden takibini engellemeyeceğinden zamanaşımını kesmez. Bu durumda 15.06.2009 keşide tarihli çeke dayalı olarak 21.05.2012 tarihinde başlatılan kambiyo takibinde, takibin kesinleşmesinden önceki döneme ilişkin zamanaşımı itirazının kabulü gerekirken, dava açıldığı gerekçesiyle istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, kararın bu nedenlerle bozulması gerekirken onandığı anlaşılmakla borçlunun karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ : Borçlunun karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 21.01.2013 tarih ve 2012/25907 E.- 2013/1199 K. sayılı onama kararının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 03/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy