ESAS NO : 2013/11152
KARAR NO : 2013/16703
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Haciz tarihi itibari ile yürürlükte bulunan İİK'nun değişiklik öncesi 106. maddesinde, “Alacaklı, haczolunan mal taşınır ise hacizden nihayet bir sene ve taşınmaz ise nihayet iki sene içinde satılmasını isteyebilir.” hükmüne yer verilmiştir. Aynı kanunun 110.maddesinde ise, “bir malın satılması kanuni müddet içinde istenmez veya talep geri alınıp da, bu müddet içinde yenilenmezse o mal üzerindeki haciz kalkar.”hükmü yer almaktadır.
Satış talebinin, yukarıdaki maddede öngörülen süreler içinde olup olmadığını icra müdürü re’sen gözetmelidir. Satış talebi, bu sürelerden sonra ise, reddetmelidir. Satış isteme sürelerinin geçmesine rağmen, icra müdürünün satış talebini kabul etmesi, bu hususun kamu düzeninden oluşu nedeniyle süresiz şikayete tabidir. Satış isteme süresinin geçmesi nedeniyle haczin kalkmış olmasına rağmen yapılan ihalenin feshi gerekir (Baki Kuru, İcra El Kitabı,s.520).
Somut olayda, alacaklı vekilinin talebi ile satışa konu gayrımenkulün üzerine tapuda 02.12.2009 tarihinde haciz konulduğu ve yine alacaklı vekilinin 14.06.2011 tarihininde satış talebinde bulunarak 16.06.2011 tarihinde satış avansını yatırdığı, ancak taşınmaz ile ilgili kıymet takdiri yaptırılmamış olduğundan talebin icra müdürlüğünce reddedildiği, bu tarih itibariyle satış isteme süresinin dolmasına 5 ay 16 gün gün kaldığı görülmektedir. Satışa hazırlık işlemleri tamamlandıktan sonra alacaklı vekilinin 05.09.2012 tarihli talebi ile ihale konusu taşınmaz 19.11.2012 tarihinde satılmıştır. Süresinde yapılmış olan 14.06.2011 tarihli satış talebi İİK 106. maddesindeki süreyi durdurmuş ise de kesmeyeceğinden, 2 yıllık süre kaldığı yerden işlemeye devam etmektedir. Bu durumda alacaklı vekilinin 05.09.2012 tarihli satış talebinin 2 yıl geçtikten sonra olduğu anlaşılmaktadır.
O halde, mahkemece, İİK.nun 110.maddesi gereğince, anılan taşınmaz üzerindeki haczin kalktığı hususu dikkate alınarak, geçerli bir haciz olmaksızın yapılan ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken davanın reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy