ESAS NO : 2013/11352
KARAR NO : 2013/20397
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlunun hakkında başlatılan icra takibinde örnek 13 numaralı ödeme emri tebligatının usulsüz olduğunu ileri sürerek tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan 03.03.2012 tarihi olarak düzeltilmesini talep ettiği, mahkemece; adresin mernis adresi olduğuna dair herhangi bir şerh düşülmediği, tebliğ evrakının ilgili adreste kabul edilmemesi halinde posta memurunun bunun sebebini ve beyanın kim tarafından verildiğini tebligat parçasına şerh düşmesi ve evrakı iade etmesi gerektiği, adres kayıt sisteminde kayıtlı adreslere tebligat çıkartılması ve bu hususun tebliğ evrakına şerh düşülmesi halinde Tebligat Kanununun 21. maddesi hükmünün uygulanabileceği gerekçesi ile şikayetin kabulüne karar verildiği analaşılmıştır.
7201 asayılı Tebligat Kanunu'nun 20.maddesinde ''13, 14, 16, 17 ve 18 inci maddelerde yazılı şahıslar, kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka yere gittiğini belirtirlerse; keyfiyet ve beyanda bulunanın adı ve soyadı tebliğ mazbatasına yazılarak altı beyan yapan tarafından imzalanır ve tebliğ memuru tebliğ evrakını bu kişilere verir. Bu kişiler tebliğ evrakını kabule mecburdurlar. Kendisine tebliğ yapılacak kimsenin muvakkaten başka bir yere gittiğini belirten kimse, beyanını imzadan imtina ederse, tebliğ eden bu beyanı şerh ve imza eder. Bu durumda ve tebliğ evrakının kabulden çekinme halinde tebligat, 21 inci maddeye göre yapılır.''denildiği, tebligat yönetmeliğinin 29/2.maddesinde ise '' Bu kişilerin beyanlarını imzadan kaçınmaları ve tebliğ evrakını kabul etmemeleri durumunda, tebliğ memuru bu hususu tutanağa yazar, imzalar ve tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti üyesinden birine ya da kolluk amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve teslim ettiği kişinin adresini içeren ihbarnameyi gösterilen adresin kapısına yapıştırır.'' denildiği görülmüştür.
Somut olayda, şikayetçi borçluya çıkarılan ödeme emri tebligat mazbatasına dağıtıcı tarafından ''Adrese gidildi isim ve imza vermeden kaçınan işçiler telefon açtılar evrak kabul edilmedi 21.madde gereğince Kayacık Mahalle muhtarına tebliğ edildi 2 nolu ihbar bırakıldı isim ve imzadan kaçınan işçilere haber verildi'' şerhinin yazıldığı, dağıtıcının bizzat tebligat adresi olan iş yerine gittiği, muhatabın iş yerinde bulunmaması nedeniyle işyerinde bulunan muhatbın çalışanlarına tebligatı yapmak istediği ancak çalışanların muhatabı telefonla aradıkları ve onun talimatı doğrultusunda tebligatı kabul etmedikleri, isim vermekten ve imzadan kaçındıkları, bu nedenle dağıtıcının muhtara tebligat parçasını bıraktığı ve 2 nolu ihbar kağıdını da iş yerinin kapısına yapıştırdığı, bu haliyle tebligatın Tebligat Kanunu'nun 20.maddesi ve tebligat yönetmeliğinin 29.maddesi hükümlerine uygun olarak yapıldığı, bu şekilde yapılan tebliğ işleminde dağıtıcı tarafından tebligat yönetmeliğinin 30.maddesi kapsamında araştırma yapılmasına gerek bulunmadığı, tebligatın usulüne uygun olduğu anlaşılmıştır.
O halde mahkemece, borçlunun tebligatın usulsüzlüğüne ilişkin şikayetinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy