MAHKEMESİ: Çardak İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 16/06/2011
NUMARASI : 2011/7-2011/18
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 02.04.2012 tarih, 2011/26084 E., 2012/10516 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Mahkemelere, HUMK’nun 432/4. maddesi hükmü uyarınca temyiz istemi yönünden tanınan hakkın karar düzeltme ile ilgili olarak anılan yasada adı geçen maddedeki düzenlemeye paralel bir hüküm bulunmadığından, karar düzeltme isteminin yerinde olup olmadığına dair incelemenin Yargıtay’a ait olması nedeniyle mahkemenin Yargıtay’ın görev alanına giren konuda karar vermesi isabetsiz olup, Çardak İcra Mahkemesi’nin 16.11.2012 tarihli karar düzeltme talebinin reddine dair ek kararının kaldırılmasına oy birliği ile karar verildikten sonra şikayetçinin karar düzeltme isteminin yasal süresinde olup olmadığının incelenmesine geçildi.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 12. maddesine göre hükmi şahıslara tebligat selahiyetli mümessillerine bunlar birden fazla ise yalnız birine yapılır. Aynı Kanunun 13. maddesine göre de, tebliğ yapılacak bu kişiler herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde tebliğ orada hazır bulunan memur ve müstahdemlerinden birine yapılır. Tebligat Kanunu'nun uygulanmasına dair yönetmeliğin 21. maddesinde de selahiyetli (yetkili) kişilerin bulunmadığının tebliğ mazbatasında gösterilmesi lüzumu hüküm altına alınmıştır.
Dairemizin 02.04.2012 tarih ve 2011/26084 Esas, 2012/10516 Karar sayılı onama ilamı, borçlu ...A.Ş'ni temsile yetkili olanların o sırada orada bulunup bulunmadıkları belirlenmeden doğrudan şirketin daimi çalışanı imzasına tebliğ edilmiş olduğundan tebliğ işlemi bu hali ile 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 12 ve 13.maddelerine aykırı olup usulsüzdür.
Borçlu şirketin 7201 Sayılı Kanunun 32. maddesi gereğince öğrenme tarihi olarak bildirdiği 06.11.2012 tarihine göre 08.11.2012 tarihindeki karar düzeltme isteminin süresinde olduğu anlaşıldığından borçlunun karar düzeltme isteminin esasının incelenmesine geçildi:
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Hükmün Kapsamı" başlıklı 297/2. maddesinde; "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir" düzenlemesine yer verilmiştir. Bu düzenleme yargıda açıklık ve netlik prensibinin bir gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar doğurur. Hatta giderek denilebilir ki, dava içinden davalar doğar, hükmün hedefine ulaşmasını engeller, kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz (HGK'nun 05.12.2007 gün ve 2007/3-981/936 sayılı, 23.10.2008 gün ve 2008/14-29/4 sayılı kararları).
Somut olayda, Çardak İcra Müdürlüğü'nün 2009/34 talimat sayılı dosyasında 11.02.2011 tarihinde, borçluya ait olup, tapunun ...İli, ... İlçesi, ...Mahallesi, Havaalanı Mevkiinde kain ...ada ...parsel sayılı taşınmaz ile aynı ada ... parsel sayılı taşınmaz 100.000'er TL. bedelle, yine...ada ...parsel sayılı taşınmaz ise 190.000 TL bedelle alacağa mahsuben ihale edilmiş, borçlu vekili süresi içinde icra mahkemesine başvurusunda, bahsi geçen talimat icra dosyasında yapılan taşınmaz ihalelerinin feshini talep etmiştir.
İcra mahkemesince, borçlunun tüm taşınmazlar hakkındaki ihalelerin feshi istemine rağmen bunlardan yalnızca birisi hakkında inceleme yapıldığı, şikayete konu olan diğer taşınmazlar hakkında ise inceleme yapılmadığı ve hükmün de yalnızca bir taşınmaz yönünden kurulduğu, nitekim hüküm bölümünde verilen para cezası miktarının da bunu gösterdiği, böylelikle borçlunun tüm şikayetlerini karşılar şekilde HMK.nun 297/2.maddesine uygun hüküm fıkrasının oluşturulmadığı görülmektedir.
O halde mahkemece, borçlunun tüm taşınmazlar hakkındaki ihalelerin feshi istemi yönünden inceleme yapılmalı ve oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, Dairemizce kararın bu nedenle bozulması gerekirken onandığı anlaşılmakla borçlunun karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ : Borçlunun karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 02.04.2012 tarih ve 2011/26084 esas, 2012/10516 karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 26/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.