ESAS NO : 2013/11520
KARAR NO : 2013/22440
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından, Kastamonu 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nden 11.10.2012 tarih ve 2012/303 D. iş esas, 2012/301 karar sayılı ihtiyati haciz kararı alınarak, borçlu aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, (10) örnek ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun yasal sürede icra mahkemesine başvurarak icra dairesinin yetkisine borca ve fer'ilerine itiraz ettiği anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, 6100 Sayılı HMK.nda, 1086 Sayılı HUMK.nun 12. maddesindeki ihtiyati haciz kararı veren mahkemenin bulunduğu yer mahkemelerinin yetkili olacağını belirten düzenlemeye yer verilmediğinden, Kastamonu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden alınan ihtiyati haciz kararının, icra dairesinin yetkisinin belirlenmesinde bir etkisinin kalmadığı belirtilerek, takibin başlangıç tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK.nun 6/1. maddesindeki genel yetki kuralı gereğince borçlunun yerleşim yeri yada çekin keşide yeri olan Zonguldak İcra Dairelerinin yetkili olduğuna karar verilmiştir.
Somut olayda, özel hüküm olması sebebiyle uygulanması gereken İİK.nun 261. maddesindeki "Alacaklı, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden kararın infazını istemeye mecburdur. Aksi halde ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar" şeklindeki düzenlemeye uygun olarak, Kastamonu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden alınan ihtiyati haciz kararının aynı yer icra müdürlüğünde infaza konulmasında ve dolayısıyla takibe başlanmasında yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemece yetki itirazının reddi ile borçlunun sair itirazlarının incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy