Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından üç adet bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığı, örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine borçluların yasal sürede icra mahkemesine yaptıkları başvuruda takibe konu senetlerin alacaklı banka ile aralarında imzalanan 06.08.2012 tarihli sözleşme gereğince teminat amaçlı düzenlendiğini ve kambiyo senedi vasfı bulunmadığını ileri sürerek takibin iptalini istedikleri anlaşılmıştır.
Alacaklı vakıf tarafından 31.01.2013 tarihinde verilen cevap dilekçesinde, taraflar arasında akdedilen sözleşmesinin varlığının kabul edilmesine karşın takip konusu bonoların teminat amaçlı verildiğinin kabul edilmediği görülmüştür.
Somut olayda borçlular, itirazları konusunda sözleşme dışında herhangi bir belge sunmamışlardır. HGK'nun 06.03.2013 tarih ve 2012/12-768 E.- 2013/312 K. sayılı kararında da benimsendiği üzere dayanak belgenin hangi ilişkinin teminatı olduğu yazılı belge ile kanıtlanmalıdır. Taraflar arasında düzenlenen 06.08.2012 tarihli sözleşmede, takibe dayanak senetlere açıkça atıfta bulunulmadığı gibi, bonolar üzerinde teminat amaçlı verildiğine dair de herhangi bir kayıt bulunmamaktadır. Alacaklı vekilinin cevap dilekçesindeki açıklamaları da senedin teminat amaçlı alındığını kabul ettiği anlamına gelmediğinden senetlerin teminat amaçlı verildiği kabul edilemez. Borçlular, teminat iddiasını başkaca yasal delillerle kanıtlayamadığından, mahkemece teminata ilişkin itirazın reddi ile borçluların diğer itirazları hakkında inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle istemin kabulü ile takibin iptaline dair karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.