ESAS NO : 2013/11839
KARAR NO : 2013/22138
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlular hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlanmıştır. Takip dayanağı bonoların incelenmesinde davacı borçluların keşideci, lehtarın N. E. olduğu, senetlerin takip alacaklısı H.C'ye ciro yoluyla devredildiği görülmektedir. Borçluların icra mahkemesine başvurusu dayanak senedin, senet lehtarı N.E ile aralarında tanzim edilen 13.02.2012 tarihli sözleşme kapsamında teminat senedi olarak verildiğine ve 3. kişiye ciro ile devredilemeyeceğine ilişkindir.
Dosya kapsamından takip alacaklısının anılan sözleşmede yer almadığı anlaşılmaktadır.
Takip tarihi itibariyle yürürlükte olan 6762 sayılı TTK.nun 690.maddesi göndermesiyle bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı kanunun 599/1.maddesi gereğince, kural olarak, bonodan dolayı kendisine müracaat olunan kimse keşideci veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya mevcut olan münasebetlere dayanan def'ileri müracaatta bulunan hamile karşı ileri süremez. Bu kuralın istisnası da aynı fıkrada düzenlenmiştir. Buna göre, hamil, bonoyu iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş ise, borçlu, keşideci veya önceki hamillerle arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklanan def'ileri müracaatta bulunan hamile karşı da ileri sürebilecektir.
Somut olayda takip alacaklısının kötüniyetli olduğu iddia ve ispat edilmediği gibi senet metninde de sözleşme nedeniyle verildiğine ilişkin bir ibare bulunmadığı anlaşılmakla takip alacaklısına karşı senedin teminat senedi olduğu iddiası ileri sürülemez.
Bu durumda; mahkemece TTK.nun 599. maddesi hükmü gereği borçluların senedin teminat senedi olduğu iddiasının senedi ciro yoluyla devralan yetkili hamil takip alacaklısına karşı ileri süremeyeceği hususu nazara alınarak istemin reddi gerekirken takip alacaklısının ve senet lehtarının vekillerinin aynı olduğundan bahisle kötü niyetli olduğu gerekçesiyle takibin iptaline karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.