MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 11. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 31/10/2012
NUMARASI : 2006/2-2012/1019
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı üçüncü kişi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
İİK.nun 89/4.maddesinde "Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse, alacaklı, üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü şahsın 338.maddesinin 1.fıkrası hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkum edilmesini isteyebilir. İcra mahkemesi tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder” düzenlemesi yer almaktadır. Buna göre tazminat talep eden takip alacaklısı, üçüncü kişinin beyanının aksini İİK.nun 68.maddesinde sayılan belgelere bağlı olmadan her türlü delille ispat edebilir.
Somut olayda, davalı üçüncü kişiye 89/1 haciz ihbarnamesi 20.08.2004 tarihinde tebliğ edilmiş, haciz ihbarnamesine karşı yasal süresinde üçüncü kişi şirket tarafından 27.08.2004 havale tarihli dilekçe ile itiraz edilmiştir. Alacaklının İİK.nun 89/4. maddesi koşullarında icra mahkemesi nezdinde yapmış olduğu başvuru ise, icra mahkemesince kabul edilmiştir.
İİK.nun 89/4 maddesi açık hükmüne göre, mahkemece, tarafların göstermiş oldukları deliller toplandıktan, gerektiğinde üçüncü kişi şirketin kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak, borçlunun üçüncü kişide alacağının var olup olmadığı belirlendikten sonra oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
Dosyada alınan 09.09.2005 tarihli bilirkişi raporunda; ticari defterler üzerinde yapılan incelemede davalı kooperatifin haciz ihbarnamesi tarihinde borçlu şirkete herhangi bir borcunun olmadığı, .....davalı kooperatifin defterlerinin usulüne uygun tutulmadığından ödeme kayıtları ile tespit yapılabildiği, ......borçlu olup olmadığının tespit edilebilmesi için hakediş tutarının faturaya dönüştürülmesi, yönünde tespitlerde bulunulmuş olmakla birlikte, Mahkemece, 89/1 haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi olan 20.08.2004 tarihi itibariyle borçlunun 3. kişi kooperatiften bir alacağı olup olmadığı yöntemince araştırılıp, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, üçüncü kişi şikayetçi ile borçlu arasında görülmekte olan Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2005/421 E 2011/882 K sayılı alacak davasında alınan 18.04.2006, 06.02.2008, 18.11.2009, 04.10.2010, 12.05.2011 ve 18.08.2011 tarihli raporlar bir arada değerlendirilerek 3. kişi şikayetçinin borçluya borcu olduğu yönünde kurulan hüküm esas alınarak sonuca gidilmesi doğru değildir.
O halde mahkemece yapılması gereken; 1.haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihi olan 20.08.2004 tarihine göre hesapları bilirkişiye inceleterek ve belirtilen tarihe göre borçlunun
3.kişi nezdinde alacağının bulunup bulunmadığını ve buna göre 3.kişinin itirazının doğru olup olmadığını tespit etmekten ibarettir.
Öte yandan HMK’nun 297. maddesinin (1). fıkrasının (e) bendi gereği hükümde “gerekçeli kararın yazıldığı tarihin” yer alması zorunlu olup, kanunun bu emredici hükmüne aykırı davranılması da doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Üçüncü kişi davalının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy