Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü tarafından idari para cezasının tahsili amacıyla genel haciz yoluyla ilamsız icra takibine başlandığı, örnek 7 numaralı ödeme emri tebliği üzerine borçlunun yasal sürede icra dairesine verdiği dilekçe ile takip dayanağı idari para cezasının kaldırılmasına karar verildiğini ve mükerrer takip şikayet ile takibin iptali istemi ile mahkemeye başvurduğu, mahkemece idari para cezasının kaldırıldığı gerekçesi ile konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Her dava ve şikayet açıldığı tarihteki hukuki durum gözetilerek hükme bağlanır. (28.11.1956 tarih ve 15/15 sayılı İ.B.K. ve HGK'nun 17.03.1954 tarih ve 3/40-49 sayılı kararı). Şikayet tarihinden sonra takibe dayanak yapılan idari para cezasına ilişkin kararın kaldırılmasına karar verilmesi işin esasına girilmesine engel değildir. Bu nedenle takibe yönelik şikayet konusuz kalmaz. Kaldı ki; yargılama giderleri ve ücreti vekaletten kimin sorumlu olacağı hususu da; işin esasının incelenmesinden sonra ortaya çıkacak haklılık durumuna göre saptanacaktır.
Mahkemece borçlunun itirazının esasının incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi ve ücreti vekalet ile yargılama giderlerinden alacaklının sorumlu tutulması isabetsizdir.
SONUÇ : Tarafların temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy