MAHKEMESİ : Söke İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 15/10/2012
NUMARASI : 2012/203-2012/305
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi İcra mahkemesine başvurusunda; haczedilen taşınmazın, İİK'nun 82/12. maddesi kapsamında haline münasip evi olduğunu, Söke 2. İcra Müdürlüğü'nün 2011/2206 Esas sayılı dosyasıyla yapılan icra takibinde örnek 22 davet kağıdının 22/07/2012 tarihinde tebliğ edildiğini, Söke 2. İcra Müdürlüğü'nün 2011/1934 Esas sayılı dosyasıyla yapılan icra takibinde kıymet takdiri raporunun 09/08/2012 tarihinde tebliğ edildiğini ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiş, Mahkemece; 2012/87 E. - 197 K. sayılı dosyada 25/06/2012 tarihli oturumda tapu kayıtlarının okunduğu ve bu tarihte haczi öğrenmiş olduğunu, birleştirilen dosya yönünden ise borçluya Söke 2. İcra Müdürlüğünün 2011/1934 takip sayılı dosyasından 103 davet kağıdı tebliği ile borçlunun haczi daha önceden öğrenmiş olduğunu, borçlunun 7 günlük yasal süreden sonra haczedilmezlik şikayetinde bulunduğunu belirterek şikayetin süre yönünden reddine karar verildiği görülmüştür.
İİK. nun 82/12. maddesinde yer alan haczedilmezlik şikayeti, İİK.nun 16/1. maddesi uyarınca 7 günlük süreye tabidir. Bu süre öğrenme tarihinden başlar. Öğrenme tarihinin aksi ancak yazılı belge ile ispatlanır. Somut olayda her ne kadar 2012/87 E – 197 K sayılı dosyanın duruşmasında tapu kayıtlarının okunduğu belirtilse de, tapu kaydının üzerindeki şerhlerle birlikte okunduğuna dair duruşma tutanaklarında bir açıklık bulunmamaktadır. Yine Söke 2. İcra Müdürlüğünün 2011/1934 takip sayılı dosyasından yapılan 103 davet kağıdı tebliğine göre şikayet süresinde değil ise de davetiyenin içeriğinden adı geçen taşınmazla ilgili olmadığı, haczedilen taşınmaza ilişkin kıymet takdiri raporunun tebliğ tarihine göre 7 günlük yasal sürede haczedilmezlik şikayetinde bulunulduğu görülmektedir.
Bu durumda, borçlunun başvurusu süresinde olup, mahkemece işin esasının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy