MAHKEMESİ : İstanbul 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 30/12/2011
NUMARASI : 2011/1276-2011/1452
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
İstanbul 6. İcra Müdürlüğü'nün 2000/20119E. sayılı takip dosyasının borçlusu olduğunu belirtilen şikayetçi Lale Manço Ahıskalı vekilinin icra mahkemesi'ne başvurarak, dosya borcunun ödendiğini, alacaklı Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun müvekkili borçluyu ibra ettiğini ve takip dosyasının arşiv ayıklama işlemleri nedeniyle imha edildiğini ileri sürerek İstanbul ili Kadıköy ilçesi Caferağa Mahallesi 144 ada 17 parsel sayılı taşınmaz üzerine konulan haczin kaldırılmasını istediği, mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu istemin reddine karar verildiği görülmektedir.
Şikayete konu taşınmazın tapu kaydının incelenmesinde, taşınmazın tapu kaydına, İstanbul 6. İcra Müdürlüğü'nün 2000/20119 E. sayılı takip dosyasından 12.04.2001 tarihinde haciz konulduğu, takip dosyasının, İstanbul 6. İcra Müdürlüğü'nün Birim Arşivi Ayıklama ve İmha Komisyonu Kurulu'nun 01.06.2011 tarih ve 2 sayılı kararı ile kurum arşivinde 10 yıllık saklama süresi dolduğundan ayıklanarak imhasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27. maddesinde “hukuki dinlenilme hakkı” düzenlenmiştir. Buna göre davanın taraflarının yargılama ile ilgili bilgi sahibi olma, açıklama ve ispat hakkı bulunmaktadır. Maddenin gerekçesinde açıklandığı üzere bu hak Anayasa'nın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. İddia ve savunma hakkı olarak da bilinen bu hak, tarafların yargılama konusunda tam bilgi sahibi olmalarını, açıklama ve ispat hakkını tam ve eşit olarak kullanabilmelerini, yargı organlarının da bu açıklamaları dikkate alarak gereği gibi değerlendirme yapıp karar vermelerini zorunlu kılmaktadır.
Her ne kadar İİK'nun 18/3. maddesi gereğince aksine hüküm bulunmayan hallerde duruşma yapılmasına gerek olup olmadığı icra mahkemesinin takdirine bırakılmış ise de, anılan takdir yetkisi mutlak bir seçimlik hak olmayıp halin icabına göre işin duruşmalı olarak incelenmesi gerektiği durumlarda mahkeme takdir yetkisini duruşma yapmaktan yana kullanmalıdır.
O halde mahkemece, takip dosyasının imha edilmiş olması da gözönüne alınarak şikayetin niteliği itibariyle duruşma açılıp taraf teşkili sağlandıktan ve varsa tarafların gösterecekleri deliller toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken evrak üzerinde yapılan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.