ESAS NO : 2013/12738
KARAR NO : 2013/22224
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından bir adet bono ve iki adet çeke dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe karşı borçlular, imzaların şirket yetkililerine ait olmadığını ileri sürerek imza itirazında bulunmuşlardır.
Mahkemece grafoloji dalında uzman bilirkişiden alınan 26.07.2010 tarihli raporda bonodaki imzanın borçlu temsilcilerinin eli mahsulü olmadığı, iki çekteki imzanın ise borçlu şirketlerin münferit temsilcilerinden olan A.A.K’nın eli ürünü olduğu belirtilmiştir.
İtiraz üzerine, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden alınan 25.12.2012 günlü raporda ise, takip dayanağı çek ve senetlerdeki imzaların A.A.K’nın eli ürünü olmadığı, diğer iki temsilcinin eli ürünü olup olmadığının ise tespit edilemediğinin açıklandığı görülmektedir.
Bu durumda takip dayanağı iki adet çek bakımından, raporlar arasında çelişki oluştuğundan; bu çelişki giderilmeden, Adli Tıp Kurumu raporuna itibar edilerek sonuca gidilmesi doğru değildir. Her iki rapor da adli makamlarca istem üzerine alındığından raporların birinin diğerine üstünlüğü kabul edilemez. Zira, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi’nin, imza incelemesinde son merci olarak kabulü hususunda yasal bir düzenleme bulunmamaktadır(Hukuk Genel Kurulu’nun 07.10.2009 tarih ve 2009/12-282 sayılı kararı).
O halde, mahkemece raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için yeniden ve ehil bilirkişilerden oluşacak bir kuruldan mütalaa alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.