ESAS NO : 2013/12897
KARAR NO : 2013/21807
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından 30.04.2012 vadeli bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla yapılan takipte, borçlular senedin miktar bölümünde tahrifat yapıldığını, önyüzündeki imzaların kendilerine ait olmadığını iddia etmişler, mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre senedin önyüzündeki imza ve parafın keşideci İ..E..'e ait olduğu, bu nedenle imzaya itirazın reddine, lehtar olan borçlu Ş..S.. yönünden ise keşideci protesto edilmediğinden takibin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 207. maddesinde; "Senetteki çıkıntı, kazıntı veya silinti ayrıca onanmamışsa, inkar halinde göz önünde tutulmaz. Bu tür çıkıntı, kazıntı veya silinti mahkemece senedin geçerliliğine ve anlamına etkili olacak nitelikte görülürse, senet kısmen veya tamamen hükümsüz sayılabilir" hükmü yer almaktadır (1086 Sayılı HUMK'nun 298. maddesi). Buna göre mevcut olan çıkıntı veya senet metni altındaki hak ve silinti ayrıca tasdik edilmemiş ise inkar halinde yok hükmündedir. Bir başka anlatımla senet üzerinde yapılan değişikliklerin geçerli olabilmesi için, düzenleyen tarafından imza veya paraf edilmek suretiyle onanması gerekir. Onanmamış çıkıntı, kazıntı veya silintinin tespit edilmesi halinde, senedin düzeltme öncesi durumuna göre değerlendirme yapılır.
Somut olayda, takibe konu bononun rakamla yazılı vade tarihinde düzeltme yapıldığı ve yanına paraf imzanın atıldığı, senedin ayrıca miktar bölümünde tahrifat yapıldığının iddia edilmesine rağmen buna ilişkin herhangi bir paraf imzanın bulunmadığı görülmektedir. Bu haliyle paraf imzanın vade tarihindeki düzeltmeye ilişkin olduğu kuşkusuz olup, bu onayın miktar kısmını da kapsadığının kabulü mümkün değildir.
O halde mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılarak takip dayanağı senedin rakamla yazılı miktar hanesinde tahrifat yapılıp yapılmadığı belirlenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçluların temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy