ESAS NO : 2013/13043
KARAR NO : 2013/21982
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu hakkında İstanbul 3. İcra Müdürlüğünün 2012/20179 Esas sayılı dosyasında bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takbi yapılmış, ödeme emrinin borçluya 08.10.2012 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine borçlu icra mahkemesine gelerek, imzaya itiraz etmiştir.
6100 Sayılı HMK'nın dava şartları ve ilk itirazlar başlıklı 114/1-ı maddesinde, davanın derdest olmaması dava şartlarından sayılmıştır. Derdestlik, tarafları, dava sebebi (vakıaları) ve dava konusu (talep sonucu) aynı olan bir dava ikinci kez açılırsa, ikinci davada bu husus re'sen veya talep üzerine dikkate alınır ve ikinci dava dava şartları yokluğundan esasa girilmeksizin reddedilir.
Somut olayda icra mahkemesince “davacının talebi ile konusu ve tarafları aynı olan mahkememizin 2012/281 ve 2012/294 esas sayılı dosyalarının bulunduğu ve daha önceden açılmış bulundukları” şeklindeki gerekçe ile davanın derdestlik nedeniyle reddine karar verilmişse de, borçlu tarafından sunulan belgeler ve incelenen tüm dosya kapsamına göre, borçlunun aynı mahkemenin 2012/281 esas sayılı dosyasında 22.10.2012 tarihinde aynı icra dosyasına ilişkin olarak 08.10.2012 tarihli ödeme emri tebligatının usulsüzlüğünü ileri sürdüğü, 2012/294 esas sayılı dosyasında ise yine aynı icra dosyasına ilişkin olarak 08.10.2012 tarihli ödeme emri tebligatından sonra çıkartılarak tebliğ edildiği belirtilen ikinci ödeme emri üzerine imzaya ve borca itirazettiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda icra mahkemesinin kabulünün aksine 2012/281 esas sayılı dosyadaki dava konusunun bu dava ile aynı olmadığı gibi, bahsi geçen davaların eldeki davadan daha sonra açıldıkları ve böylelikle derdestlik şartlarının gerçekleşmediği görülmüştür.
O halde mahkemece, tebligatın usulsüzlüğüne yönelik olarak açılan aynı mahkemenin 2012/281 esas sayılı şikayetin bekletici mesele sayılması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Öte yandan, HMK.nun 297. maddesinin (1). fıkrasının e bendi gereği hükümde “ gerekçeli kararın yazıldığı tarihin” yer alması zorunlu olup kanunun bu emredici hükmüne ayrkırı davranılması da doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy