ESAS NO : 2013/13154
KARAR NO : 2013/22009
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte borçlu, taraflar arasında imzalanan sözleşme ile bonoların tahsilinin şarta bağlandığını, bonoların teminat senedi olduğunu, icra dairesinin yetkisine itiraz ettiğini belirterek icra mahkemesine başvurmuştur. Mahkemece yetki itirazının ve şikayetin reddine karar verilmiştir.
Dosyaya sunulan sözleşme içeriğinde, "... A.. R..Ç..elinde bulundurduğu bu üç senedi daha önce ödemiş olduğumuz H.. A..ve A.. A...den iade almadan tahsilatını yapmayacaktır..." ibaresinin yer aldığı görülmüştür. Sözleşme içeriğindeki taraflar ve miktar takibe konu bonolar ile aynı olup, bahse konu senetlerin teminat senedi olduğunu gösterir niteliktedir.
TTK.nun 688/2. maddesi hükmü gereği, bir senedin bono sayılabilmesi için kayıtsız şartsız muayyen bir bedeli ödeme vaadini içermesi gerekir. Takibe konu senedin ise taraflar arasındaki ilişkinin teminatı olarak verildiği, tahsilatının şarta bağlandığı, anılan maddede belirtildiği şekilde kayıtsız şartsız muayyen bir bedeli ödeme vaadini içermediği, protokol şartlarının yerine getirilip getirilmediğinin çekişme konusu olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda bonoların taraflar arasındaki hukuki ilişkinin teminatı olarak verildiği, sözleşme şartlarının yerine getirilip getirilmediğinin tartışma konusu olduğu ve dolayısıyla alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla talebin kabulü ile borçlu hakkında takibin iptaline karar verilmesi gerekirken dayanak bonoların sözleşmeden kaynaklandığı karar yerinde açıkça kabul edilmesine rağmen yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy