ESAS NO : 2013/13280
KARAR NO : 2013/22905
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından borçlu hakkında çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibinde, borçlu, çekle ilgili olarak menfi tespit davasında ihtiyati tedbir kararı verildiğini, takip alacaklısının ciro silsilesinde yer almadığından takibin iptalini talep ettiği, mahkemece istemin reddine karar verildiği görülmüştür.
İİK.nun 170/a-2.maddesi gereğince icra mahkemesi, kendisine intikal eden işlerde, öncelikle, takip dayanağı senedin kambiyo vasfında olup olmadığını ve alacaklının kambiyo senetlerine özgü yol ile takip hakkının bulunup bulunmadığını re'sen inceleyerek, senedin kambiyo vasfında olmadığını tespit ederse, diğer itiraz nedenlerini incelemeksizin takibin iptaline karar verir.
Kambiyo senetleri ile ilgili hak sahipliğini ispat külfeti hakkındaki TTK'nun 686 ve 790. ( 6762 sayılı 598 ve 702.) maddelerinde; "Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kimse son ciro beyaz ciro olsa bile kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde salahiyetli hamil sayılır. Çizilmiş cirolar bu hususta yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro takip ederse bu son ciroyu imzalayan kimse çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır" hükmü yer almaktadır.
Somut olayda takibe konu çekte borçlu keşideci olup, alacaklının ise cirosunun iptal edilmiş olduğu görülmüştür. Takip alacaklısının cirosu iptal edildiğinden yok hükmünde olup, bu durumda alacaklı dayanak çekte yetkili hamil konumunda değildir.
O halde mahkemece İİK'nun 170/a maddesi hükmü gereğince takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy