MAHKEMESİ : Ankara 14. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 18/02/2013
NUMARASI : 2013/132-2013/149
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine karşı borçlu vekilinin, Ankara 3. Ticaret Mahkemesince 2013/54 Esas sayılı dosyasından borçlu şirket hakkında 04.02.2013 tarihinde "... yeni takip yapılmamasına..." karar verildiğini ve takibin bu tedbir kararından sonra 05.02.2013 tarihinde başlatıldığını bildirerek takibin iptaline karar verilmesinin istediği, mahkemece de şikayet kabul edilerek takibin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır. HMK.nun 326.maddesi gereğince, kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Sözkonusu yasal düzenleme, hukuki korunma isteğinde haklı çıkmanın doğal bir sonucudur. Kural olarak, haksız dava açan veya haksız olarak aleyhine dava açılmasına sebebiyet veren kişi bütün yargılama giderlerinden sorumlu olacaktır. Ancak, kusuru olmaksızın aleyhine dava açılan ve yine aleyhine hüküm verilen tarafın yargılama giderlerinden sorumlu tutulması doğru değildir.Davada haklı çıkan tarafın davasını vekille takip etmesi durumunda, lehine hükmedilen tutar olan vekalet ücreti de, bir tür yargılama gideridir ve sorumlusu yine HMK.nun 326.maddesine ve yukarıda açıklanan kurala göre belirlenecektir.Somut olayda, borçlunun taraf olmadığı bir davada takibe başlanmadan henüz bir gün önce mahkemece verilen tedbir kararının varlığında ve bu nedenle takibin yasaya ve tedbir kararına aykırılığı sonucunun oluşmasında alacaklıya atfedilebilecek bir kusur bulunmamaktadır. Bu durumda, alacaklı haksız olarak aleyhine şikayet yoluna başvurulmasına sebebiyet vermediğinden yargılama giderlerinden, dolayısıyla yargılama giderinden sayılan vekalet ücretinden sorumlu tutulması isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de, söz konusu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir. SONUÇ:Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Ankara 14. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 18.02..2013 tarih ve 2013/132 Esas-2013/149 Karar sayılı kararının hüküm bölümünde yer alan "55,35 TL yargılama giderinindavalıdan alınarak davacıya verilmesine" cümlesinin karar metninden çıkartılmasına, yerine; "Alacaklı, şikayete sebebiyet vermediğinden 55,35 TL yargılama giderinin şikayetçi- borçlu üzerinde bırakılmasına" sözcüklerinin yazılmasına; yine hüküm bölümünde yer alan "245 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine" cümlesinin karar metninden çıkartılmasına, yerine " Alacaklı, şikayete sebebiyet vermediğinden şikayetçi - borçlu lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına," cümlesinin yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle İİK 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy