ESAS NO : 2013/13745
KARAR NO : 2013/23176
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 28.02.2013 tarih, 34178/6293 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki şikayetçiler tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı banka tarafından 12.11.2010 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile muris borçlu hakkında başlatılan takipte, adı geçen borçlu adına gönderilen örnek 6 nolu icra emrinin tebliğ edilip, takibin kesinleştirildiği, kıymet takdiri yapılıp, alacaklının yine ölü borçlu hasım gösterilerek yaptığı itirazın mahkemece kabulü ile değerin düşürüldüğü, daha sonra mirasçılar hakkında ayrı bir takip yapılıp, alacaklı vekilinin talebi üzerine takiplerin birleştirilip, yeniden bir kıymet takdiri yapılmadan, önceki kıymet takdiri ve buna itiraz üzerine belirlenen değer esas alınarak taşınmazın ihale edildiği görülmektedir.
Takip borçlusu A.. B...'un dosyada mevcut Eskişehir 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 20.07.2011 tarih ve 2011/1191-1191 E,K. sayılı veraset ilamına göre; 03.07.2010 tarihinde takip açılmadan önce öldüğü anlaşılmaktadır.
Dava şartlarından biri de taraf ehliyetidir. Hukuk davalarında olduğu gibi icra takibinin taraflarının da, taraf ehliyetine sahip olmaları gerekir. Gerçek kişilerin kişiliği ve bununla birlikte medeni haklardan istifade ehliyeti ölüm ile son bulduğundan (T.M.K. Md.28, 1), ölmüş bir kişinin taraf ehliyeti bulunmamaktadır. 4.5.1978 tarih ve 4/5 sayılı İBK’na göre ölü kişi hakkında takip yapılamaz, açılan takip mirasçılarına yöneltilemez. Bu hususun kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle takibin her aşamasında ve süresiz olarak ileri sürülmesi mümkün olup, mahkemece kendiliğinden göz önüne alınması gerekir.
Ölü kişi hakkında takip yapılamayacağından, o takip dosyasında yapılan tüm işlemler yok hükmündedir. Bu sebeple mirasçılar hakkında yapılan takipte veya birleştirmeden sonra kıymet takdiri yapılmadığından, taşınmazın muris borçlu hakkında yapılan takipte belirlenen kıymet takdiri esas alınarak ihale edilmesi usulsüzdür. Geçerli bir kıymet takdirine dayanılmadan yapılan ihalenin feshi gerekirken yazılı şekilde istemin reddi isabetsiz olup, kararın bu sebeple bozulması gerekirken onandığı anlaşıldığından, borçluların karar düzeltme istemlerinin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ :Şikayetçilerin karar düzeltme taleplerinin kabulü ile Dairemizin 2012/34178E, 2013/6293K sayılı, 28.02.2013 tarihli onama kararının kaldırılarak, mahkeme kararının yukarıda yazılı sebeplerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 20.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy