MAHKEMESİ : İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 15/10/2012
NUMARASI : 2012/373-2012/970
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine başlandığı, örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun yasal sürede icra mahkemesine başvurarak borca itiraz ettiği, mahkemece, borçluya tarafların adresleri itiraz dilekçesinde yazılı olmadığı için tamamlamak üzere 1 haftalık kesin süre verildiği, eksik hususların tamamlanmadığı gerekçesiyle HMK 119/son maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği görülmüştür.
İcra mahkemesine yapılan başvuru, İİK. nun 169/a maddesine dayalı borca itiraz olup, anılan başvuru ise Medeni Usul Hukuku anlamında dava olmadığından HMK. nun davaya ilişkin kuralları mutlak olarak uygulanmaz, özel yasa olan İİK. hükümleri ile çelişmeyecek ölçüde uygulanır.
Somut olayda Mahkemece borçluya meşruhatlı davetiye gönderilerek gerek kendi gerekse alacaklı şirketin adresinin bildirilmesinin istenildiği görülmektedir. Borçlunun borca itiraz dilekçesinde adresinin gösterilmediği gerekçesi ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi aşırı şekilcilik olup hak kaybına neden olur. Kaldı ki itiraz dilekçesinde alacaklının adres bilgileri mevcut olup, borçlunun adres bilgileri mevcut değil ise de vekilinin adresi ve itiraz dilekçesi ekinde sunulan vekaletnamede ve icra takip dosyasındaki vekaletname, imza beyannamesi gibi belgelerde borçlunun adresinin mevcut olduğu, bu durumda borçlunun adresinin her iki dosya içerisinde de bulunduğu görülmektedir.
O halde mahkemece işin esasının incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, 6100 sayılı HMK.nun 119/b maddesi gereğince verilen kesin süreye rağmen adres bildirimi yapılmadığı gerekçesiyle istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Öte yandan HMK’nun 297. maddesinin (1). fıkrası gereği hükümde “Türk Milleti Adına” ibaresinin yazılması zorunlu olup, kanunun bu emredici hükmüne aykırı davranılması da doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy