MAHKEMESİ : Gaziantep 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 01/11/2012
NUMARASI : 2012/138-2012/599
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlu, alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibinde süresi içinde icra mahkemesine başvurarak, takip dayanağı senedin tanzim ve vade tarihlerinde tahrifat yapıldığını ve bu senedin teminat senedi olduğunu ileri sürerek takibin iptaline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece tahrifat konusunda yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu Adli Tıp Kurumu'nun 07.06.2010 tarihli raporunda bononun ön yüzünde bulunan tanzim ve ödeme tarihlerinin 1.03.2005-1.10.2005 iken yıllar hanesinin birler basamağındaki '5 ' rakamının '8' rakamına dönüştürüldüğü belirlenmiştir.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 207. maddesinde "Senetteki çıkıntı, kazıntı veya silinti ayrıca onanmamışsa, inkar halinde göz önünde tutulmaz. Bu tür çıkıntı, kazıntı veya silinti mahkemece senedin geçerliliğine ve anlamına etkili olacak nitelikte görülürse, senet kısmen veya tamamen hükümsüz sayılabilir" hükmü yer almaktadır (1086 Sayılı HUMK 298. madde). Buna göre mevcut olan çıkıntı veya senet metni altındaki hak ve silinti ayrıca tasdik edilmemiş ise inkar halinde yok hükmündedir. Bir başka anlatımla senet üzerinde yapılan değişikliklerin geçerli olabilmesi için, düzenleyen tarafından imza ve paraf edilmek suretiyle onaylanması gerekir. Onaylanmamış çıkıntı, kazıntı veya silintinin tespit edilmesi halinde, senedin düzeltme öncesi durumuna göre değerlendirme yapılır.
Somut olayda senedin tediye tarihindeki düzeltmenin yanında keşideciye ait herhangi bir paraf ya da imza mevcut değildir. Bu nedenle yapılan düzeltme geçersiz olduğundan, tediye tarihinin 01.10.2005 olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda, takip dayanağı senette vade tarihinin, rakamla "01.10.2005”, yazı ile "01.10.2008" olarak yazıldığı görülmektedir. T.T.K.nun 690. maddesi göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken T.T.K.nun 615. maddesine aykırı olarak çift vadeli olarak düzenlenen senetler bono vasfında sayılamaz ve İİK.nun 170/a maddesi gereğince takibin iptali gerekir.
Diğer taraftan TTK'nun 688/2. maddesi ve 6102 sayılı TTK'nun 776. maddeleri uyarınca bononun, kayıtsız şartsız muayyen bir bedeli ödeme vaadi unsurunu taşıması
zorunludur. Bu niteliği haiz olmayan bono, kambiyo senedi vasfında kabul edilemez.
Somut olayda senedin, taraflar arasında düzenlenen 26.04.2007 tarihli “tutanak” başlıklı belge ile taraflar arasındaki ilişkinin teminatı olarak verildiği, bu durumda senedin anılan maddelerde belirtildiği şekilde kayıtsız şartsız muayyen bir bedeli ödeme vaadini içermediği, tarafların sözleşme doğrultusunda edimlerini yerine getirip getirmediğinin ve dolayısı ile alacağın tahsil edilip edilmeyeceğinin yargılamayı gerektirdiği anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece İİK' nun 170/a-2.maddesi gereğince şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Öte yandan, HMK.nun 297. maddesinin (1). fıkrasının (e) bendi gereğince hükümde “gerekçeli kararın yazıldığı tarihin” yer alması zorunlu olup, kanunun bu emredici hükmüne aykırı davranılması da doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.