ESAS NO : 2013/14578
KARAR NO : 2013/21731
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlu vekilinin, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile yapılan takipte, takip kesinleştikten sonra toplam 9.500 TL ödeme yaptığını, yapılan ödemelerin dosya borcundan mahsup edilmediğini ileri sürerek icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece beyan edilen miktarın dosya hesabına yansıtıldığı, borçlunun hukuki menfaati olmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İİK'nun 71. maddesi gereğince; "Borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun ve fer'ilerinin itfa edildiğini yahut alacaklının kendisine bir mühlet verdiğini noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat ederse, takibin iptal veya talikini her zaman isteyebilir."
28.11.1956 tarih ve 15/15 Sayılı İ. B. K. ve H.G.K.nun 17.3.1954 tarih ve 3/40-49 sayılı kararı gereğince, her dava açıldığı tarihteki koşullara ve hukuki duruma göre hükme bağlanır.
Somut olayda, borçlu vekilinin icra mahkemesine başvurusu İİK.'nun 71. maddesine dayalı takibin kesinleşmesinden sonraki döneme ilişkin itfa itirazıdır. Alacaklı vekili 25.01.2013 havale tarihli cevap dilekçesinde belirtilen ödemeleri kabul ettiklerini, ancak yapılan ödemelerin dosya borcundan düşüldüğünü savunmuştur. Sunulan takip dosyası (fotokopi) kapsamında iddia ve kabul edilen ödemelerin kapak hesabına yansıtıldığına dair belge bulunmadığı gibi yargılama aşamasında şikayet tarihinden sonra sunulan 24.01.2013 tarihli hesap tablosunda ise yapılan ödemelerin gösterilip borçtan mahsup edildiği ancak icra müdürlüğünün mühür ve imzasını içermediği, tasdiksiz olduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda mahkemece borçlunun itfa itirazının yöntemince incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle ve uyuşmazlığa çözüm getirmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre borçlunun yargılama gideri ile vekalet ücretine ilişkin itirazlarının ise şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy