MAHKEMESİ : Mersin 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 19/10/2012
NUMARASI : 2011/779-2012/669
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından, borçlular hakkında, iki adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine, borçluların yasal sürede icra mahkemesine başvurarak, takip dayanağı bonoların kira sözleşmesi ekinde teminat olarak alındıkları iddiası ile takibin iptalini talep ettikleri, mahkemece takibin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır.
Her ne kadar mahkeme kararında şikayetin süresinde olup olmadığı değerlendirilerek, tebligat usulsüzlüğü nedeniyle şikayetin süresinde olduğu kabul edilmişse de; borçlulara ödeme emrinin 21/02/2011 tarihinde tebliğ edildiği, borçlulardan M....A..... K....’ın 24/02/2011 tarihinde, diğer borçlu H.....K.....’ın ise 25/02/2011 tarihinde mahkemeye başvurdukları, bu nedenle borçluların mahkemeye müracaatlarının zaten yasal sürede olduğu anlaşılmaktadır.
İİK.nun 169/a-1.maddesi gereğince borcun bulunmadığı veya itfa yahut imhal edildiği resmi veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile kanıtlanmalıdır.
Somut olayda takip dayanağı olan bonolar yasal unsurları içeren kambiyo senedi vasfındadır. Taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinde dayanak bonoların teminat amaçlı verildiğine dair herhangi bir düzenleme ve alacaklı tarafın da bu konuda bir kabulü bulunmadığına göre mahkemece, usulünce ispat edilemeyen borca itirazın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Öte yandan HMK'nun 297. maddesinin (1). fıkrasının (e) bendi gereği hükümde "gerekçeli kararın yazıldığı tarihin" yer alması zorunlu olup, kanunun bu emredici hükmüne aykırı davranılması da doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy