ESAS NO : 2013/14978
KARAR NO : 2013/23863
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz edilen karar İİK.nun 363.maddesi kapsamında temyizi kabil nitelikteki kararlardan olup, temyiz talebinin reddine ilişkin 29.03.2013 tarih ve 2012/260 E., 2013/72 K. sayılı kararın oybirliğiyle kaldırılmasına karar verildikten sonra; 27.02.2013 tarih ve aynı sayılı asıl kararın incelenmesine geçildi:
Borçlunun şikayeti, haczedilen menkullerin fabrikanın tamamlayıcı parçası olup bu nedenle taşınmazdan ayrı haczedilemeyeceği gerekçesi ile haciz iptaline ilişkin olup, mahkemece yapılan keşif sonucu teknik ve hukuk bilirkişisinden alınan raporlar doğrultusunda MK'nun 684,862 ve İİK'nun 83/c maddeleri uyarınca şikayetin kabulüne karar verilmiştir.
MK.nun 684.maddesine göre ise; "Bir şeye malik olan kimse o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur.". Bütünleyici parça (mütemmim cüz) yerel adetlere göre asıl şeyin temel unsuru olan ve o şey yok edilmedikçe, zarara uğratılmadıkça veya yapısı değiştirilmedikçe ondan ayrılmasına olanak bulunmayan parçadır.
MK.nun 686.maddesine göre; "Bir şeye ilişkin tasarruflar aksi belirtilmedikçe onun eklentisini de kapsar.". Eklenti (teferruat), asıl şey malikinin anlaşılabilen arzusuna veya yerel adetlere göre işletilmesi, korunması veya yarar sağlanması için asıl şeye sürekli olarak özgülenen ve kullanılmasında birleştirme, takma veya başka bir biçimde asıl şeye bağlı kılınan taşınır maldır. Eklenti asıl şeyden geçici olarak ayrılmakla bu niteliğini kaybetmez.
İİK.nun 83/c maddesinde; "Taşınmaz rehni ipotek akit tablosunda sayılı bulunan eklenti taşınmazdan ayrı haczedilemez." hükmü düzenlenmiştir.
Anılan madde hükümlerine göre tamamlayıcı parça (mütemmim cüz) niteliğindeki şeyler, bütünden ayrı haczedilemez. Kural olarak eklentinin taşınmazdan ayrı olarak haczi mümkündür. Yani alacaklılar taşınmazı satmadan binada bulunan eklenti niteliğindeki malları ayrı ayrı haczettirebilir ve sattırabilirler. Zira, eklentinin taşınmaz yok edilmeden, zarara uğratılmadan veya yapısı değiştirilmeden ondan ayrılması mümkündür. Bunun istisnasını İİK'nun 83/c maddesinde düzenlenmiş olup taşınmaz üzerinde rehin olması halinde taşınmazndan ayrı eklentinin haczedilemeyeceğine ilişkindir.
HMK.'nun 266. maddesinde de, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasını öngörmektedir. Hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişi dinlenemez.
Somut olayda, mahkemece alınan teknik bilirkişiler raporlarında, haczedilenlerin elektrik enerjisi dönüşüm sistemi olduğu, parçalardan herhangi birinin yokluğunun sistemin işleyişini engelleyeceği konusunda rapor düzenlemişler, bu rapora dayanarak da hukukçu bilirkişi mahcuzların tamamlayıcı parça olduğunu yönünde görüş bildirmiş, mahkemece bu rapor doğrultusunda istemin kabulüne karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece taşınmazın tapu kaydı getirtilerek üzerinde ipotek olup olmadığı tespit edilmeli, yeniden teknik bilirkişilerden oluşan bir heyetle keşif yapılarak mahcuzların yukarıdaki hükümler doğrultusunda taşınmaz yok edilmeden, zararar uğratılmadan veya yapısı değiştirilmeden ondan ayrılmasının mümkün olup olmadığı hususu tespit edildikten sonra hakim tarafından buna göre eklenti mi, yoksa tamamlayıcı parça mı olduğuna karar verilmelidir. İpotek bulunmaması halinde de İİK'nun 83/c maddesinin de uygulanamayacağı göz önünde bulundurulmalıdır. Zira anılan hususun hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgi ile çözümü mümkündür. Bu nedenlerle mahkemece hukukçu bilirkişinin raporu doğrultusunda hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
GB