ESAS NO : 2013/15409
KARAR NO : 2013/24168
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlu vekili icra mahkemesine başvurusunda; borçlunun oturduğu mernis adresinin "D.... Mahallesi M..... Caddesi Dış kapı ...iç kapı no :...." olduğu halde ödeme emrinin K.. Mevkii Ö... Köyü No: ... " adresinde birlikte sakin olmadığı babasına tebliğ edildiğinden geçersiz olduğunu belirterek tebligat işlemlerinin iptaline karar verilmesini talep etttiği, Mahkemece,borçlunun babasıyla aynı adreste oturmadığına yönelik bir beyanı olmadığı, ödeme emrinin 05/10/2012 tarihi itibariyle yapılan sorgulama sonucu tespit edilen adreste tebliğ edildiği,borçlu vekilince sunulan yerleşim yeri adresini gösterir belgenin 20/11/2012 tarihli olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 10.maddesine göre tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Hukuk Genel Kurulu'nun 07.04.1982 tarih ve 1979/10-1377 E, 1982/337 K.sayılı kararında da açıklandığı üzere tebliğ belgesindeki kayıtların aksi her türlü delille kanıtlanabilir. Diğer yandan Hukuk Genel Kurulu'nun 22/11/2000 tarih ve 2000/12-1684 sayılı kararında da benimsendiği üzere, 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 16 ve Tebligat Tüzüğü'nün 22. maddelerine göre, kendisine tebligat yapılacak şahıs adresinde bulunmadığı takdirde tebliğ, kendisi ile birlikte oturan ailesi efradından veya hizmetçilerinden birine yapılır.
Somut olayda, ödeme emrinin şikayetçi borçluya "muhatabın geçici olarak çarşı pazara gittiği M..... Ş....... tarafından bildirildiğinden tebliğ evrakı muhatap yerine muhatapla aynı konutta sürekli oturduğunu beyan eden, görünüşe göre 18 yaşını bitirmiş ve ehliyetli olan M.Ş.'ye şerhiyle tebliğ edildiği, icra doyasında takip tarihi itibariyle borçlunun adresinin sorgulandığına dair belge bulunmadığı görülmüştür.Borçlu delil listesinde zabıta araştırmasına dayandığından, borçlunun tebliğ tarihinde tebligat adresinde oturup oturmadığının araştırılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.