ESAS NO : 2013/15651
KARAR NO : 2013/24728
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı şirket tarafından borçlu aleyhine genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatıldığı, borçlu vekilinin icra mahkemesine başvurarak, takibin alacaklı şirkete ait olmayan bir vekaletle usulsüz olarak başlatıldığı iddiası ile takibin iptalini talep ettiği, mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda takip dosyasındaki vekaletin alacaklı şirket yetkilisine ait olduğu gerekçesi ile şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK’nun 114/ f maddesi uyarınca vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması dava şartlarındandır.
HMK’ nun 115/1 maddesi uyarınca Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.
Aynı maddenin 2. fıkrasına göre de Mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.
Somut olayda, borçlu vekilinin icra mahkemesine başvurusu icra takibinin yetkisiz vekil tarafından başlatıldığı iddiası olup, taraf ehliyeti ile ilgili olan bu husus kamu düzenine ilişkin olup, süresiz şikayete tabidir.
Bu durumda mahkemece şikayetin mahiyeti dikkate alınarak duruşma açılıp taraf teşkili sağlanarak tarafların iddia ve delilleri tespit edildikten sonra, şikayete konu yapılan takip talebine ekli Almanya’da düzenlenmiş, Almanca vekaletnamenin ve ekinin tercümesi yaptırılarak, bu vekaletnamenin şirket adına düzenlenip düzenlenmediği araştırılarak, şirket adına düzenlendiği tespit edilirse istemin reddine karar vermek gerekir.
Vekaletnamenin şirket adına düzenlenmediğinin tespit edilmesi halinde ise HMK’nun 114 ve 115 maddeleri gözetilerek bir karar vermek gerekirken eksik inceleme ile sonuca gidilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy