ESAS NO : 2013/16099
KARAR NO : 2013/24818
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından başlatılan genel haciz yoluyla takibe karşı borçlunun, ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini belirterek tebliğ tarihinin düzeltilmesi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, şikayet kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun Bilinen Adreste Tebligat başlıklı 10/1. maddesine göre ''Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki, kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir.'' 11.01.2011 tarihinde 6099 Sayılı Kanunun 3.maddesiyle eklenen 10/2.maddesine göre; '' Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.'' Aynı yasanın Tebliğ İmkansızlığı Ve Tebellüğden İmtina başlıklı 21. maddesine 6099 Sayılı Kanunun 5.maddesiyle eklenen 21/2.maddesine göre; “Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.''
Tebligat Kanununun Usulüne Aykırı Tebliğin Hükmü başlıklı 32.maddesine göre de ''Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur.''
Somut olayda, alacaklı tarafından 27/10/2003 tarihinde genel haciz yoluyla takibe başlandığı, takip talebinde yer alan adrese çıkarılan ödeme emrinin tanınmadığı şerhi ile bila tebliğ iade edildiği, alacaklının talebi üzerine yapılan adres araştırması sonucunda adresinin tespit edilemediği, takibin 03/02/2012 tarihinde yenilendiği ve borçlunun adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine Tebligat Kanununun 21/2.maddesi şerhi ile ödeme emrinin tebliğe çıkarıldığı ve 24/02/2012 tarihinde tebliğ edildiği, daha sonra borçlunun taşınmazına uygulanan haczin bildirimine dair İİK.nun 103.maddesi gereğince çıkarılan tebligatın ise 04/02/2013 tarihinde tebliğ edildiği görülmektedir.
Takip başlangıcında takip talebinde yazılı adrese, diğer bir anlatımla alacaklı tarafından bilinen son adrese çıkarılan tebligat muhatabın tanınmadığı belirtilerek iade edildiğinden, bu adrese tebligat yapılamadığından Tebligat Kanununun 10/2.maddesi gereğince bilinen son adres olarak kabul edilen adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresine aynı kanunun 21/2.maddesi kapsamında tebligat çıkarılmasında yasaya uymayan bir yön yoktur. Sözkonusu tebligat 21/2.maddede aranan tebliğ şartlarını da taşıdığından usulüne uygundur. Kaldı ki, tebligat usulüne uygun olmasa dahi, usulsüzlüğü iddia edilmeyen İİK.nun 103.maddesi gereğince çıkarılan davet kağıdı 04/02/2013 tarihinde tebliğ edilmiş olup, Tebligat Kanununun 32.maddesine göre tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile 04/02/2013 tarihi itibariyle tebliğe muttali olmuştur. Tebligatın usulsüzlüğüne ilişkin şikayetin İİK.nun 16/1.maddesi gereğince yedi günlük sürede yapılması zorunluluğu dikkate alındığında öğrenme tarihi olan 04/02/2013 tarihine göre yasal yedi günlük süreden sonra 19/02/2013 tarihinde yapılan başvurunun süre aşımından reddi gerekirken işin esası incelenerek yazılı gerekçe ile şikayetin kabulü isabetsizdir.
SONUÇ :Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy