ESAS NO : 2013/16520
KARAR NO : 2013/24836
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
1)İşin niteliği bakımından temyiz tetkikatının duruşmalı olarak yapılmasına HUMK’nun 438. ve İİK’nun 366. maddeleri hükümleri müsait bulunmadığından bu yoldaki isteğin reddi oybirliğiyle kararlaştırıldıktan sonra işin esası incelendi;
2)Alacaklı tarafından iki adet bonoya dayalı olarak genel haciz yolu ile yapılan ilamsız takipte, borçlunun süresinde icra müdürlüğüne itirazı üzerine, itirazın kaldırılması istemi ile icra mahkemesine başvurulduğu, mahkemece zamanaşımına uğramış bonoya dayanılarak adi takip yapılamayacağı, bu belgelerin İİK'nun 68/1. maddesinde belirtilen belgelerden olmadığından itirazın kaldırılmasına karar verilemeyeceğinden bahisle istemin reddine karar verildiği görülmektedir.
Takip dayanağı belge bono vasfında değil ise, zamanaşımının süresi Ticaret Kanunu'na göre değil Borçlar Kanunu hükümlerine göre belirlenmelidir.
Somut olayda takibe konu dayanak bonolardan 24.03.2003 tanzim, 20.000 TL bedelli olanın vade tarihinin ödeme tarihi bölümünde 21.04.2013, senet metninde ise vadenin “21 Ağustos 2003” olarak yazıldığı, 25.03.2003 tanzim 30.000 TL bedelli olanın vade tarihinin ödeme tarihi bölümünde 21.04.2013, senet metninde ise vadenin “21 Temmuz 2003” olarak yazıldığı görülmektedir. O halde senetlerde çift vade olup TTK.nun 690. maddesinin yaptığı yollama ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı yasanın 615/2 maddesi uyarınca senetler bono vasfını taşımamaktadır. Bu durumda anılan senetler vade tarihi itibariyle uygulanması gereken Borçlar Kanunu'nun 125. maddesine göre 10 yıllık zamanaşımına tabidir.
O halde mahkemece, borçlunun ödeme iddiasının ve diğer itirazlarının incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile itirazın kaldırılması isteminin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy