ESAS NO : 2013/16618
KARAR NO : 2013/22676
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi, 22.11.2012 tarihinde yapılan ihalede, kendisine satış ilanı tebligatının usulüne uygun olarak yapılmadığını ,mernis adresi araştırılmadan Tebligat Kanunu'nun 35.maddesine göre tebligat yapıldığını belirterek ihalenin feshini talep etmiş, mahkemece davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Alacaklı tarafından borçlu hakkında başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte, ilgili taşınmaz üzerine haciz konulduğu ve taşınmazın hacizli olarak şikayetçiye tapuda satışının gerçekleştirildiği anlaşılmıştır. Somut olayda 21.11.2008 tarihli kıymet takdiri raporunun şikayetçinin T.. caddesi G.. sokak no.9 D.13 O/K adresine çıkartıldığı adreste tanınmadığı gerekçesiyle 19.01.2009 tarihinde iade edildiği, tapudan gelen bilgide aynı adres bildirilmesi üzerine Tebligat Kanunu'nun 35.maddesine göre 16.02.2009 tarihinde kıymet takdiri raporunun tebliğ edildiği, kıymet takdirinden itibaren yasal sürede satış gerçekleşmediği gerekçesiyle tekrardan alınan 31.05.2011 tarihli kıymet takdiri raporunun da yine aynı adrese 13.06.2011 tarihinde 35.md. göre tebliğ edildiği, yine 11.10.2011 tarihli Tapu Sicil Müdürlüğü' nden gelen yazıda şikayetçinin adresinin aynı adres olarak bildirilmesi üzerine satış ilanının öncekiler gibi aynı adrese çıkarıldığı ve tebligatın şikayetçinin taşındığı yeni adresi bilinmediği gerekçesiyle 12.09.2012 tarihinde iade edildiği bunun üzerine ilgili adrese Tebligat Kanunu'nun 35.maddesine göre 23.10.2012 tarihinde satış ilanının tebliğ edildiği dolayısıyla davacıya gönderilen 31.05.2011 tarihli kıymet taktir raporu ve 23.10.2012 tarihli satış ilanı tebligatının yukarıda anılan Tebligat Kanunu'ndaki 19.01.2011 tarihli değişiklikten sonra Tebligat Kanunu'nun 35.maddesine göre yapıldığı görülmüştür.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun (6099 SK 9. md ile değişik, 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren) 35.maddesi ve Yönetmeliğin 57. maddesine göre kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır. Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak
evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır. Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğlerin muhataba yapılmış sayılacağı düzenlenmiştir. Tebligat Kanunundaki 6099 Sayılı Yasa ile yapılan değişiklik sonrası, 35. maddesine göre, gerçek kişilere bu maddeye göre tebligat yapılabilmesi için borçlunun adres kayıt sisteminde bir adresinin bulunmaması ve ayrıca daha önce usulüne uygun bir tebligatın da yapılmış olması zorunludur.
Somut olayda şikayetçi, gerçek şahıs olup taşınmazı hacizle yükümlü alan kişidir. Bu nedenle tapuda ilgili sıfatıyla kendisine satış ilanı tebliğ edilmesi zorunludur. Satış ilanının şikayetçiye tebliğ tarihi olan 23.10.2012 itibariyle 7201 Sayılı Tebligat Kanunu' nun 10, 21 ve 35. maddelerinde değişiklik yapan 6099 Sayılı Yasa'nın yürürlüğe girdiği anlaşılmaktadır. Bu durumda icra müdürlüğünce, öncelikle borçlunun tapuda adresi varsa bu adrese satış ilanı tebliğ edilmeli ,tapuda yazılı adrese tebligat yapılamaması halinde ise varsa adres kayıt sistemindeki adresine tebligat yapılmalıdır. Tapudan gelen adrese çıkarılan tebligatın iadesi üzerine davacının adres kayıt sisteminde adresinin bulunup bulunmadığı belirlenerek, varsa bu adrese 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 21.maddesine 6099 Sayılı Yasanın 5. maddesi ile eklenen 2. fıkra uyarınca satış ilanının tebliği gerekirken, bu araştırma yapılmadan 7201 Sayılı Kanun'un 35.maddesine göre tapudan gelen adrese tebligatın yapıldığı görülmektedir. Öte yandan Tebligat Kanunu 35.maddesine göre tebligat yapılabilmesi için muhattabın aynı adresine daha önce usulüne uygun tebligat yapılması zorunludur. Şikayetçinin tapu sicilinde yazılı adresine çıkarılan tebligatın bila tebliğ dönmesi üzerine daha önce bu adreste adı geçene usulüne uygun bir tebligat yapılmadığından aynı adrese Tebligat Kanunu'nun 35.maddesine göre tebligat yapılması nedeniyle de usulsüzdür.
Öte yandan İİK 106. maddesinde öngörülen satış isteme sürelerinde satışın istenmemesi halinde aynı kanunun 110.maddesi uyarınca haciz düşeceğinden satış tarihinden önce haczin düşmüş olması halinde geçerli bir haciz bulunmaksızın yapılan ihalenin de feshi gerekeceğinden mahkemece bu hususun re' sen araştırılması gerekirken gözardı edilerek sonuca gidilmesi de hatalıdır.
SONUÇ : Davacının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy