ESAS NO : 2013/16722
KARAR NO : 2013/25512
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlu, alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibinde, icra mahkemesine başvurarak, takip dayanağı senedin teminat senedi olduğundan bahisle takibin iptaline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece; davanın süresinde açılmadığı ve de senedin teminat senedi niteliğini haiz olmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
Borçlunun icra mahkemesine başvurusu İİK.nun 170/a maddesine dayalı şikayet niteliğinde olup aynı kanunun 168/3 maddesi uyarınca ödeme emri tebliğinden itibaren 5 günlük sürede yapılması zorunludur
İİK'nun 19. maddesinde; "Gün olarak tayin edilen müddetlerde ilk gün hesaba katılmaz. Bir müddetin sonuncu günü resmi tatil gününe rastlarsa müddet tatili takip eden günde biter. Müddet, son günün tatil saatinde bitmiş sayılır." düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda, kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile yapılan icra takibinde, örnek 10 nolu ödeme emri borçluya 23.10.2012 günü tebliğ edildiği; İİK'nun 168/5. maddesi gereğince yasal 5 günlük şikayet süresinin son gününün 28 Ekim 2012 (kurban bayramı 4. gün) pazar günü ve 29 Ekim 2012 Cumhuriyet Bayramı’na rastladığı, bu durumda süre, söz konusu günü takip eden 30 Ekim 2012 - Salı günü mesai saati bitiminde sona ereceğinden, borçlunun 30 Ekim 2012 - Salı günü yaptığı şikayetin süresinde olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer yandan TTK' nun 688/2. maddesi ve 6102 Sayılı TTK'nun 776. maddeleri uyarınca bononun, kayıtsız şartsız muayyen bir bedeli ödeme vaadi unsurunu taşıması zorunludur. Bu niteliği haiz olmayan bono, kambiyo senedi vasfında kabul edilemez.
Takip dayanağı senet arkasında “aşağı doğanlar örencik mevkideki arsaya istinaden alınmıştır. Arsa üzerindeki şerh kalktığında iade edilecektir” ibareleri yer almaktadır. Bu durumda senedin neyin teminatı olduğu açıkça belirtilmiştir. Takip dayanağı bono kayıtsız şartsız borç ödeme vaadini içermediğinden ve alacağın varlığı, tahsil edilip edilemeyeceği yargılamayı gerektirir ve alacaklı alacaklı olduğunu genel mahkemede açacağı davada ileri sürebilecektir.
O halde, mahkemece; İİK'nun 170/a-2.maddesi gereğince borçlunun itirazının kabul edilerek takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile itirazın reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Öte yandan, HMK.nun 297. maddesinin (1). fıkrasının (e) bendi gereğince hükümde “gerekçeli kararın yazıldığı tarihin” yer alması zorunlu olup, kanunun bu emredici hükmüne aykırı davranılması da doğru bulunmamıştır.
SONUÇ :Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.