ESAS NO : 2013/17451
KARAR NO : 2013/25576
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlu H. İ. A., icra mahkemesi'ne başvurusunda; Elazığ 3. İcra Müdürlüğü'nün 2011/3509 esas sayılı dosyası ile hakkında icra takibi başlatıldığını, kendisinin de alacaklı İ.Y. hakkında Elazığ 3. İcra Müdürlüğü'nün 2012/1107 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, her iki dosyada takas mahsup yapılmasını talep ettiği, mahkemece her ne kadar icra takip dosyaları kesinleşmiş ise de Elazığ 3. İcra Müdürlüğü'nün 2012/1107 esas sayılı takas mahsup talep edilen icra dosyasında, borçluların birden fazla olduğu, icra takibinin müştereken ve müteselsilen açıldığı, diğer takip borçlusu davalı Y.Y.nin takas mahsup talebine onay vermediğinden ve takipte borçlu bulunduğundan takas ve mahsup talebinin reddine karar verildiği görülmüştür.
HGK'nun 12.10.1994 tarih ve 1994/251-593 sayılı kararında da benimsendiği üzere, icra mahkemesinde takas ve mahsup iddiası kural olarak;
1- Takasa konu alacağın İİK'nun 68.maddesindeki belgelere dayalı bulunması,
2- Bu alacakla ilgili olarak icra takibinin yapılmış ve takibin kesinleşmiş olması,
3- Alacağın ilama bağlanması hallerinde nazara alınabilir. Takas mahsup talebi süreye tabi değildir.
Somut olayda H. İ. A. tarafından takas mahsuba konu yapılan Elazığ 3. İcra Müdürlüğünün 2012/1107 Esas sayılı takip dosyasında İ. Y. borçlu konumunda olup anılan takipte alacaklı sıfatı olmadığından takas mahsuba da itiraz hakkı yoktur. Talep tarihi itibariyle her iki takibin de kesinleştiği anlaşıldığından istemin bu dosya için kabulü gerekmektedir.
O halde mahkemece, gerektiğinde bilirkişiden de rapor alınmak suretiyle borçlunun takas-mahsup talebinin incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde istemin tümüyle reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Davacının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/07/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.