ESAS NO : 2013/17558
KARAR NO : 2013/23890
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe karşı borçlu şirketin, aynı senedin daha önce takibe konu edildiğini ve bu takibin iptal edilmesi nedeniyle yeniden takip yapılamayacağını; senedin teminat amaçlı verildiğini belirterek takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, daha önceki takibin icra mahkemesince iptal edildiği gerekçesi ile takibin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinde;
Alacaklının 08/10/2010 tarihinde bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe başlandığı, borçlunun teminat senedi iddiası ile icra mahkemesine başvurması sonucu Ankara 9. İcra Mahkemesinin 24/11/2011 tarih ve 2010/1109 E.-2011/1087 K.sayılı kararı ile İİK.nun 170/a maddesi gereğince iş bu takibin iptaline karar verildiği, bu arada borçlu tarafından yine takip dayanağı senedin teminat amaçlı verildiği iddiası ile 09/11/2010 tarihinde açılan menfi tespit davasının Ankara Asliye Onbirinci Ticaret Mahkemesince 16/04/2012 tarih ve 2011/329 E.-2012/97 K.sayılı kararı ile reddine karar verildiği, kararın 31/10/2012 tarihinde kesinleştiği; menfi tespit davasının reddi üzerine alacaklı tarafından aynı senede dayalı olarak 14/05/2012 tarihinde yeniden kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe başlandığı görülmektedir.
İcra mahkemesince verilen kararlar, kural olarak maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmemekle birlikte, aynı takip dosyası nedeniyle, aynı taraflar arasında ve aynı konuda daha önce verilen icra mahkemesi kararı kesinleşmesi koşuluyla sonraki şikayet yönünden birbirine karşı kesin hüküm teşkil eder. Bu nedenle Ankara 9.İcra Mahkemesinin 2010/1109 E.-2011/1087 K.sayılı kararı şikayete konu karar yönünden kesin hüküm oluştursa da, burada gözden uzak tutulmaması gereken husus, aynı konuda, teminat olgusu ile ilgili asliye ticaret mahkemesinde genel hükümlere göre yargılama yapılmış ve teminat iddiasına dayalı menfi tespit davasının reddine karar verilmiş olmasıdır. Asliye Ticaret Mahkemesi kararı maddi anlamda kesin hüküm niteliği taşıdığından icra mahkemesini de bağlar. Açıklanan nedenlerle, alacaklının yeniden itiraza konu senede dayalı takip yapmasında yasaya uymayan bir yön yoktur. Menfi tespit davasında değerlendirilmiş olmakla, icra mahkemesi teminat olgusu yönünden de bir inceleme yapamaz.O halde, mahkemece, borçlunun icra mahkemesince takibin iptalinden sonra yeniden aynı senede dayalı takip yapılamayacağına ilişkin şikayetinin ve teminat amaçlı verildiğine dair itirazın reddi gerekirken yazılı gerekçe ile takibin iptali isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy