ESAS NO : 2013/17724
KARAR NO : 2013/24697
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Şikayetçi ihalenin feshi talebinde bulunmuş, mahkemece tebligatların usule uygun olarak tebliğ edildiği, ilanların da yasaya uygun olarak yapıldığından bahisle istemin reddine karar vermiştir.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun bilinen adrese tebligatı düzenleyen 10. maddesinin l.fıkrasına göre ''Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır.'' Aynı yasanın aynı maddesinin 6099 Sayılı Yasanın 3.maddesi ile eklenen 2. fıkrasına göre ''Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.''aynı yasanın '' Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina başlıklı'' 21. maddesine 6099 Sayılı Yasanın 5. maddesi ile eklenen 2. fıkrasında ise; Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır."hükmü yer almaktadır.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 35/1.maddesinde; “Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır.''denildiği, aynı maddenin (6099 SK 9. maddesiyle değiştirilen ve 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren) 2.fıkrasında ise ''Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.'' denildiği, aynı maddenin 3.fıkrasında ise '' Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır” denildiği görülmüştür..
Tebligat Kanunu'nda 6099 sayılı kanunla yapılan değişiklikten sonra muhatabın adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi bulunması halinde önceden geçerli bir tebligat yapılmış olsa ve adresini değiştiren muhatap yeni adresini bildirimese dahi TK.'nun 35/1.maddesine göre tebligat yapılması mümkün değildir.
Somut olayda, satış ilanı tebligatının 15.11.2011 tarihinde şikayetçiye Tebligat Kanunu'nun 35.maddesine göre doğrudan tebliğ edilmiş olduğu görülmektedir. Muhatabın adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi bulunup bulunmadığı araştırılmadan, anılan maddeye göre satış ilanının tebliğe çıkarılması usulsüzdür.
İİK.nun 127. maddesi gereğince, taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya tebliğ edilmelidir. Borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebidir.
O halde mahkemece yukarıda açıklanan nedenlerle şikayetin kabul edilerek ihalenin feshine karar verilmesi yerine, yazılı gerekçe ile istemin reddi isabetsizdir.
Öte yandan HMK'nun 297.maddesinin (1).fıkrasının (e) bendi gereği hükümde "gerekçeli kararın yazıldığı tarihin" yer alması zorunlu olup, kanunun bu emredici hükmüne aykırı davranılması da doğru bulunmamıştır.
SONUÇ :Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy