(2004 S. K. m. 68, 89, 338)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: İİK. nun 89/4.maddesinde Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse, alacaklı, üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü şahsın 338. maddesinin 1. fıkrası hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkum edilmesini isteyebilir. İcra mahkemesi tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder düzenlemesi yer almaktadır. Kanun hükmünde yer alan tazminatın konusu, haciz ihbarnamesine üçüncü kişinin gerçeğe aykırı beyanda bulunması sebebiyle takip alacaklısının uğradığı zarardır. Bu davada üçüncü kişinin gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu davacı takip alacaklısı ispat etmelidir. Üçüncü kişinin beyanının aksi, İİK. nun 68. maddesinde sayılan belgelere bağlı olmaksızın her türlü delille ispat edilebilir. Tazminat talebi haksız fiile dayandığından, takibin yapıldığı yerdeki icra mahkemesinde açılacak olan davanın haciz ihbarnamesine itirazın öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl içinde açılması gerekir (Kuru, Baki; İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, (İstanbul: Türkmen Kitabevi, 2004), Sh.421).
Öte yandan İİK'nun 89/4. maddesine dayalı olarak açılan tazminat davası, icra mahkemesince genel hükümlere göre görüleceğinden, Hukuk Usulü Muhakemesi Kanunu hükümlerine tabidir. Bu Kanun'da da dava zamanaşımına ilişkin bir düzenleme yoktur. Ceza yargılamasına ilişkin zamanaşımı hükümlerinin bu davalarda uygulanması mümkün değildir.
Somut olayda, üçüncü kişi N.N.Bor Ürünleri Araştırma ve Geliştirme San. ve Tic. AŞ adına çıkartılan 02.12.2010 tarihli 89/1 haciz ihbarnamesi, 06.12.2010 tarihinde tebliğ edilmiş, 89/1 haciz ihbarnamesine karşı 06.12.2010 tarihinde yasal süresi içerisinde üçüncü kişi şirket tarafından itiraz edilmiştir. Takip alacaklısı vekili ise iş bu davayı yasal bir yıllık süre içerisinde 29.11.2011 tarihinde açtığından tazminat talebi zamanaşımına uğramamıştır.
O halde icra mahkemesince, işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken tazminat talebinin zamanaşımına uğradığından bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Sonuç: Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01.07.2013 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy