ESAS NO : 2013/17960
KARAR NO : 2013/25627
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe karşı borçlular, takibin dayanağı olan bononun teminat bonosu olması sebebi ile icra takibinin iptaline karar verilmesi istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, alacaklının ise taraflar arasında eser sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme ile yüklenicinin sözleşmedeki taahhütlerine karşılık teminat olmak üzere bir kısım bonolar verildiği ve yüklenicinin edimlerini yerine getirmemesi durumunda senetlerin işleme konulabileceğinin hüküm altına alındığını belirtilerek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği, mahkemece, takip dayanağı bononun teminat bonosu olduğu konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, takip konusu edilen bononun ne miktarda takibe konu edilebileceği yani eser sözleşmesine uyulmaması nedeni ile davalı alacaklının hangi miktarda alacaklı olduğu yada davacı borçlunun hangi miktarda borçlu olduğu belirlenebileceğinden ve bu miktar üzerinden takibe devam edilebileceği gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Takip dayanağı senedin alacaklı ve borçlu arasında düzenlenen 17.03.2010 tarihli inşaat yapım sözleşmesi kapsamında teminat olarak verildiği alacaklının cevap dilekçesinde de kabul edilmekte olup mahkeme gerekçesinde de belirtildiği gibi bononun anılan sözleşme kapsamında verildiği ve teminat bonosu olduğu ihtilafsızdır.
Bu durumda mahkeme gerekçesinde de açıklandığı üzere alacağın tahsil edilip edilemeyeceği, sözleşmedeki edimlerin yerine getirilip getirilmediği hususları yargılamayı gerektirdiğinden bononun tanzim tarihi itibariyle uygulanması gereken TTK'nun 688/2. maddesinde öngörülen kayıtsız şartsız ödeme vaadi unsurunu taşımadığı kabul edilmelidir.
O halde takip dayanağı bononun kambiyo senedi vasfında olmadığından mahkemece İİK'nun 170/a maddesi gereğince takibin iptaline karar verilmesi gerekirken gerekçenin aksine ve gerekçe ile çelişir biçimde istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçluların temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08/07/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.