ESAS NO : 2013/17981
KARAR NO : 2013/25613
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Dairemizce KDV’nin tarh ve tahakkuk işlemleri, bu verginin mükellefi sıfatıyla icra dairesinde yürütüldüğü, dolayısıyla buna ilişkin yapılan işlemlerden doğan uyuşmazlıkların çözüm yerinin vergi mahkemeleri olduğu belirtilerek icra mahkemelerince yargı yolu farklılığı nedeniyle şikayet dilekçesinin reddine karar verilmesi gerektiği yönünde yerleşik uygulamasına rağmen Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü'nün 11.03.2013 tarih ve 2012/182 E. – 2013/321 K.sayılı kararında vurgulandığı üzere, KDV’ye ilişkin şikayetin mahkemece incelenmesi söz konusu icra dosyasından yapılarak anılan işlemin kanuna uygun olup olmadığı hususunda karar vereceğinin kuşkusuz olacağı belirtilmek suretiyle adli yargılanmanın bir parçasını oluşturduğu bu uyuşmazlığın icra müdürlüğünün tesis ettiği bir işlemden kaynaklandığı gözetildiğinde bu işlemin yasaya uygun olup olmadığının adli yargı yerince çözümlenmesi gerektiği belirtilerek icra mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasına kesin olarak oybirliğiyle karar verilmiş olduğundan, bundan böyle KDV’nin tarh ve tahakkuk işlemlerine ilişkin şikayetler hakkında icra mahkemesinin görevli olduğunun kabulü gerekmiştir.
İİK.nun 16. maddesi gereğince icra ve iflas dairelerinin yaptığı işlemler hakkında kanuna aykırı olmasından veya olaya uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikayet olunabilir.
Somut olayda; Aliağa İcra Müdürlüğü' nün 2011/843 Talimat sayılı dosyasından yapılan satış nedeniyle şikayetçinin satın aldığı traktör nedeniyle fazla yatırıldığı belirtilen 7.395,00 TL.- KDV ile ikinci kez ödenen 215,32 TL.- damga vergisinin iadesine ilişkin olup icra memurunun işlemine yönelik şikayet niteliğinde olduğundan uyuşmazlık icra mahkemesinde çözülmelidir.
O halde mahkemece, şikayetin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken görev yönüden istemin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ :Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy