ESAS NO : 2013/18038
KARAR NO : 2013/24130
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 24.12.2012 tarih, 27231/39336 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair karar düzeltme talepleri yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından borçlular aleyhine İzmir 1. İcra Müdürlüğü'nün 2004/6895 Esas sayılı dosyası ile yapılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takipte ipotekli Honaz .. ada .. ve .. Parsel sayılı taşınmazların yazılan talimatta: “her iki taşınmazın ekonomik bütünlük arzetmesi nedeniyle birlikte satılması” gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen; Honaz İcra Müdürlüğünün 2007/244 talimat sayılı dosyasında 12.03.2012 tarihinde ayrı şartnameler düzenlenerek, ayrı saatlerde ve ayrı ayrı satışlarının gerçekleştirildiği, borçluların ise diğer fesih sebepleri yanında taşınmazların ekonomik bütünlük oluşturması nedeniyle birlikte satılması gerekirken ayrı ayrı satışlarının yapıldığını ileri sürerek ihalenin feshi istemiyle icra mahkemesine başvurdukları, mahkemece istemin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Kıymet takdirine itiraz üzerine mahkemece alınan ve satışa esas olan 18.01.2011 tarihli bilirkişi raporunda: “..ada .. ve ..parsellerde bulunan taşınmazlarda sırasıyla dokuma ve baskı boya fabrikaları bulunmaktadır. Taşınmazlar iş kolu olarak birbirleriyle bütünlük arz etmektedir. Taşınmazlar arasında iş bütünlüğü mevcuttur. Ancak birbirlerinden bağımsız da çalışmaları mümkündür. Yani davacı avukatının sorduğu üzere tam anlamıyla bir fiili bütünlükten söz edilemez. Ayrı ayrı ya da beraber satılmalarında bir sorun yoktur. Beraber satılmaları söz konusu olur ise maddi tasarruf konusunda daha değerli olacakları kanaati” belirtilmiştir. Bu doğrultuda İzmir İcra Müdürlüğü’nün 2004/6895E. sayılı dosyasından yazılan satış talimatında da: “satışın, her iki taşınmazın ekonomik bütünlük arzetmesi nedeniyle birlikte yapılması” istenilmiştir. Buna rağmen iki taşınmaz için ayrı şartnameler hazırlanıp, ayrı saatlerde satıldıkları görülmektedir.
Kıymet takdirine karşı yapılan şikayetler üzerine verilen kararlar kesin olmakla birlikte anılan hükümler ihalenin feshi aşamasında incelenebilir.
Birden fazla taşınmazın aralarında fiili ve ekonomik bütünlük bulunması halinde birlikte satılması zorunludur.
Bu durumda mahkemece mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak, taşınmazlar arasında fiili ve ekonomik bütünlük bulunup bulunmadığı ve birlikte satılmalarının gerekip gerekmediği, daha değerli satılmalarına yol açıp açmayacağı belirlenerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Öte yandan takip tarihi itibarı ile uygulanması gereken İİK'nun150/e maddesi gereğince, "Alacaklı, taşınır rehnin satışını ödeme veya icra emrinin tebliğinden itibaren nihayet bir sene içinde, taşınmaz rehnin satışını da aynı tarihten itibaren nihayet iki sene içinde isteyebilir. Satış yukarıdaki fıkrada gösterilen müddetler içinde istenmez veya talep geri alınıp da bu müddetler içinde yenilenmezse takip düşer.” Yasanın bu hükmü emredici nitelikte olup mahkemece re'sen gözetilmesi gerekir.
O halde mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda İİK'nun 150/e maddesi kapsamında inceleme ve değerlendirme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken bu hususun gözardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi de isabetsiz olup, kararın bu sebeplerle bozulması gerekirken onandığı anlaşıldığından borçlunun karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.
Ayrıca kabule göre de: Davacıların ihalenin feshi talebi ile icra mahkemesine ayrı ayrı başvuru yaptıkları, mahkemece; davanın konusu ve tarafları yönünden bağlantı bulunduğundan birleştirme kararı verildiği ve işin esasına girildikten sonra davacıların davalarının reddine ve ihale bedelinin %10 oranında ayrı ayrı para cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği görülmüştür. İİK.nun 134/2.maddesi uyarınca “ihalenin feshi talebinin reddine karar verilmesi halinde mahkeme davacıyı feshi istenilen ihale bedelinin yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder.”İhalenin feshi davasının işin esasına girildikten sonra reddi halinde, her ‘davacı’ için, ayrı ayrı değil ihale bedeli üzerinden ‘tek’ para cezasına hükmedilmesi gerekmektedir. O halde mahkemece ihalenin feshi istemleri reddedilen davacılar aleyhine ihale bedelinin %10’u tutarında tek para cezasına hükmedilmesi gerekirken, her bir şikayetçi için ayrı ayrı para cezasına hükmedilmesi de isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun karar düzeltme talebinin kısmen kabulü ile, Dairemizin 2012/27231E, 2012/39336K. Sayılı, 24.12.2012 tarihli onama kararının kaldırılarak, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 27.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy