MAHKEMESİ : Karşıyaka 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 28/02/2013
NUMARASI : 2013/27-2013/91
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
1-) Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yargıtay ilamında belirtilen bozma sebepleri çerçevesinde işlem yapılarak karar verilmiş, bozma ile kesinleşen hususların yeniden temyiz sebebi yapılmasına usul hükümleri elvermemiş bulunmasına ve temyiz edilen kararda yazılı gerekçelere göre yerinde olmayan temyiz sebeplerinin reddiyle bozma gereğine ve usule uygun mahkeme kararının İİK.nun 366. ve HUMK.nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA),
2-) Borçlunun katılma yoluyla temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Alacaklı tarafından, borçlu keşideci aleyhine bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla yapılan takipte, borçlunun imzaya, borca ve dayanak bonoda tahrifat olduğunu ileri sürerek itirazda ve şikayette bulunduğu, mahkemece, bozma ilamı doğrultusunda tahrifat yönünden talebin kabulüne ve şartları oluşmayan tazminat isteminin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İİK'nun 169/a-6. maddesi; borçlunun itirazının icra mahkemesince esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde, kötü niyeti ve ağır kusuru bulunan alacaklının, takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edileceği hükmünü içermektedir.
Somut olayda mahkemece hükme esas alınan 29.05.2012 tarihli raporda takip dayanağı bononun rakamla gösterilen hanenin baş tarafındaki "2" rakamının sağ tarafındaki "." işareti üzerine başka bir kalemle "5" rakamının bulundukları yere sonradan ilave edilmiş olduğunun belirlendiği görülmüştür. Bu durumda bonodaki tahrifatı görerek takibe koyan alacaklının iyi niyetli olduğunun kabulü mümkün değildir.
O halde, mahkemece, borçlu talebinin de bulunması karşısında itirazın kabul edilen kısmı üzerinde alacaklının tazminatla sorumlu tutulması gerekirken, bu yöndeki istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun katılma yoluyla temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.