ESAS NO : 2013/18169
KARAR NO : 2013/25050
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte borçlunun ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğu iddiası ile birlikte borca itirazlarını ileri sürerek icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece ödeme emri tebliğ işleminin usule uygun olduğu ve itfa itirazının da kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Ödeme emri tebligatı borçlu olan iş adresine çıkartılmıştır. Tebliğ yapılan bu adresin iş yeri adresi olduğu hususunda uyuşmazlık yoktur. Buna göre, Tebligat Kanunu'nun 17.maddesi uygulanması gerekmektedir. Bu maddeye göre bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler o yerde bulunmadıkları takdirde, tebliğ o yerdeki daimi memur veya müstahdemlerden birine yapılır. Borçlunun geçici olarak o yerde bulunmadığının tespiti halinde, tebligatın o yerde bulunan yukarıda sayılan kişilere yapılması gerekir. Tebligat Kanunu'nun 17. ve tebliğ tarihi itibariyle yürürlükte olan Tebligat Tüzüğü'nün 23. maddesi gereğince, ilgilinin o yerde geçici olarak bulunmadığı hususu tespit edilerek, tebligat mazbatasına şerh verilmelidir. Bu şerh hususunun yerine getirilmemesi tebligatı usulsüz kılar. Somut olayda ödeme emri tebligatı mazbatasında, "gösterilen adreste daimi çalışan M C" imzasına evrakın tebliğ edildiği yazılmış ise de, borçlunun iş yerinde bulunup bulunmadığına dair bir açıklamanın tebligat üzerinde bulunmadığı görülmüştür. Bu haliyle ödeme emri tebligatı usulsüzdür.
O halde, mahkemece, borçlunun ödeme emri tebliğ işlemine dair şikayetinin kabulü ile Tebligat Kanunu'nun 32. maddesine göre tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olarak düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile şikayetin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.