MAHKEMESİ : Konya 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 18/04/2013
NUMARASI : 2012/709-2013/318
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan genel haciz yoluyla takipte 3.kişi şikayetçi A.Ş. kendilerine gönderilen 1., 2., ve 3. haciz ihbarnamelerinin usulsüz tebliğ edildiğini , tebligatlardan 20.09.2012 tarihinde haberdar olduklarını belirterek tebliğ tarihlerinin 20.09.2012 olarak düzeltilmesini talep etmiştir.Mahkemece haciz ihbarnamelerinin usulsüz tebligat nedeniyle iptaline, öğrenme tarihinin 20.09.2012 olarak tespitine karar verilmiştir.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 12. maddesine göre, hükmi şahıslara tebligat selahiyetli mümessillerine, bunlar birden fazla ise yalnız birine yapılır. Aynı kanunun 13. maddesine göre de, tebliğ yapılacak bu kişiler, herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde, tebliğ orada hazır bulunan memur ve müstahdemlerinden birine yapılır. Tebligat Yönetmeliğinin 21. maddesinde de, tüzel kişi adına, tebligatı kabul edecek kişi herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde bulunmadığı veya o sırada evrakı bizzat alamayacak durumda olduğu takdirde tebliğin, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde vazife itibariyle tüzel kişinin yetkilisinden sonra gelen kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu kabil işlerle vazifelendirilmiş biri olması lazım geldiği, bunların da bulunmadığı tebliğ mazbatasında tespit edilmek şartıyla, o yerdeki diğer memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda 3.kişi şirkete tebliğ edilen tebligatlar incelendiğinde; 3. kişi şirketin selahiyetli mümessillerinin mutad iş saatlerinde bulunup bulunmadıklarının araştırılmadığı bu nedenle tebligatların usulsüz olduğu anlaşılmaktadır. Ancak şikayetçi her ne kadar usulsüz tebligatlardan 20.09.2012 tarihinde haberdar olduğunu beyan etmiş ise de şikayetçi vekilinin 19.09.2012 tarihinde icra dosyasından fotokopi alarak tebligatlardan haberdar olduğu görülmektedir. Bu durumda haciz ihbarnamelerinin tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan 19.09.2012 olarak düzeltilmesine karar verilmesi gerekirken, 20.09.2012 olarak tespitine karar verilmesi isabetsizdir. Ayrıca tebligatlar usulsüz olduğu için 1.haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihinin düzeltilmesine 2. ve 3. haciz ihbarnamelerinin zamanından önce çıkartılması nedeniyle iptaline karar verilmesi gerekirken 1. haciz ihbarnamesininde iptaline karar verilmesi isabetsiz ise de; anılan yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Konya 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 18.04.2013 tarih ve 2012/709 E., 2013/318 K. sayılı kararının hüküm bölümünün 2 nolu maddesinde yazılı “davacının bu ihbarnameleri öğrenme tarihinin beyan edilen tarih olan 20.09.2012 tarihi olduğunun tespitine" kelimelerinin karar metninden çıkartılarak yerine “1. haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihinin 19.09.2012 olarak düzeltilmesine" kelimelerinin yazılmasına, hüküm bölümünün 1 nolu maddesinde "icra dosyasındaki" kelimesinden sonra yazılı "1." ibaresinin karar metninden çıkartılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle İİK 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), mahkeme kararı düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.