MAHKEMESİ : Antalya 5. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 11/04/2013
NUMARASI : 2012/1075-2013/439
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı ve borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından borçlular aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte muteriz borçlular dayanak bonoyu Devlet Hastanesinin kapı-dolap gibi işlerinin yapılması karşılığında verdiklerini, alacaklının belirlenen işleri yerine getirmediğini, kısmi ödemeler yaptıklarını, itiraz etmeyen borçlu A.Ş.nin sahte kaşesinin bonoya sonradan basıldığını böylece senedin kambiyo vasfını yitirdiğini, ödeme emrinde işlemiş faizin oranı ve hangi tarihten itibaren faiz istendiğinin belli olmadığını, işleyecek faizinde yasal faiz oranı olmadığını belirterek itiraz etmiştir. Mahkemece; Kambiyo vasfına yönelik şikayetin reddine ,borca itirazın kısmen kabulü ile 69050.TL asıl alacak 9907,24 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 78.957,24 TL üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin alacak yönünden takibin iptaline, tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İİK.nun 169/a-5. maddesi gereğince, itirazın kabulü kararı ile takip durur.
Somut olayda, borçlunun ödeme itirazının kabul edilmesi yerinde ise de,ödenen miktar bakımından İİK.nun 169/a-5.maddesi gereğince takibin durdurulması yerine iptaline karar verilmesi isabetsizdir.
1- Borçluların temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İİK.nun 169/a-5. maddesi gereğince, itirazın kabulü kararı ile takip durur. Aynı maddenin 6.fıkrası hükmüne göre de, itirazın esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde, kötü niyeti veya ağır kusuru bulunan alacaklı aleyhine tazminata hükmedilir.
Somut olayda alacaklının ödemeleri kabul etmesine rağmen ödenen kısımları mahsup etmeden takibe başlaması nedeniyle ağır kusurlu olduğu, itirazın esasa ilişkin nedenlerle kabul edildiği anlaşılmaktadır.Bu durumda alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmesi gerekirken tazminat talebinin reddi isabetsizdir.
SONUÇ :Alacaklının ve borçluların temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy