MAHKEMESİ : Manavgat İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 30/05/2012
NUMARASI : 2012/211-2012/200
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından genel kredi sözleşmesi ve ihtarnameye dayalı olarak genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi yapıldığı, borçlunun takip tarihinden sonrası için kademeli faiz oranlarının uygulanması talebine ilişkin icra müdürlüğünün ret kararının iptali istemiyle mahkemeye başvurduğu görülmektedir.
6098 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 648. maddesi gereğince 01 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 6101 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 7. maddesinde, görülmekte olan davalara ilişkin olarak, "Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76' ncı, faize ilişkin 88'inci, temerrüt faizine ilişkin 120'nci ve aşırı ifa güçlüğü ne ilişkin 138'inci maddesi, görülmekte olan davalarda da uygulanır." şeklinde düzenleme getirilmiştir. İcra takibi de dava gibi düşünüleceğinden, 6098 Sayılı TBK'nun anılan hükümlerinin henüz sonuçlanmamış icra takiplerinde de uygulanması gerekir (HGK'nun 12.09.2012 tarihli, 2012/19-314 E, 2012/557 K. Sayılı kararı).
6098 sayılı TBK'nun faiz ve temerrüt faizine ilişkin 88. ve 120. maddeleri gereğince değişen oranlarda faiz oranlarının uygulanabilmesi için talep edilen faiz oranının takip tarihi itibariyle ticari veya yasal faiz oranına denk olması gerekir. Böyle bir durumda alacaklının ticari ya da yasal faiz istediğinin kabulü gerekeceğinden, faizin anılan faiz türlerine göre değişen oranlarda hesaplanması gerekmektedir
Ancak, ödeme emrinde talep edilen faiz oranının yasal ve ticari faizin üzerinde olması durumunda itiraz edilmeksizin kesinleşmesi nedeniyle takip tarihine kadar anılan faizin uygulanması gerekecektir.
Somut olayda, alacaklı tarafından takipte istenen işleyecek faiz oranının, takip tarihinde geçerli olan ticari veya yasal faiz oranına denk gelmediği ve bu oranın oldukça üzerinde % 180 faiz oranı istediği görülmektedir. Bu nedenle alacaklının talebinin ticari faiz olduğu sonucuna varılamaz.
Borçlunun yasal sürede ödeme emrinde talep edilen faiz oranına itiraz etmemesi üzerine kesinleşen bu oran üzerinden faiz hesaplanması gerekir. O halde mahkemece 6098 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 88 ve 120. maddeleri dikkate alınmak suretiyle ve yukarıda yapılan açıklamalar ışığında şikayetin değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.