ESAS NO : 2013/18343
KARAR NO : 2013/23828
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 18.02.2013 tarih, 2012/32582 E., 2013/4592 K. sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun “Bilinen Adreste Tebligat” başlığını taşıyan 10.maddesinde; “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir.” düzenlemesi yer almaktadır. Tebliğ tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Tebligat Tüzüğünün 13.maddesinin 1.fıkrasında; “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa kendi müracaatı, diğer alakalıların bildirmesi, mevcut vesaik tahkikat veya sair suretlerle bilinen en son adresinde yapılır.” hükmünü içermektedir.
Borçlu G. B. adına "Yenimuhacir Beldesi Keşan/Edirne" adresine çıkarılan ödeme emri "Muhatabı İstanbulda ikamet ettiği eltisi M. B. beyanından anlaşılmış olup tebliğ için alınan adrese sevk" şerhiyle "............................................................. Bayrampaşa/İstanbul" adresine sevkedilmiş ve bu adreste bizzat borçlu imzasına 24 Ekim 2008 tarihinde tebliğ edilmiştir. Bu aşamadan sonra borçlunun bilinen en son adresi burası olup, yenileme emri, kıymet takdir raporu ve satış ilanının "Yenimuhacir Beldesi Keşan/Edirne" adresine çıkarılması usulsüzdür. Öte yandan alacaklı vekilinin cevap dilekçesinde satış ilanının İstanbul adresine de TK'nun 35. maddesine göre yapıldığı belirtilmiş ve mahkemece bu gerekçeyle de istem reddedilmiş ise de; İstanbul adresine yapılan 35. maddeye göre tebliğ evrakında muhatabın kim olduğu belli olmadığı gibi, daha önce ödeme emrinin bizzat tebliğ edildiği bu adrese 35. maddeye göre direk satış ilanının tebliği de usulüne uygun değildir.
Bunun yanında borçluya satış ilanı "Evrakın tebliği esnasında muhataba rastlanılmadığından Adli Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi gereğince mah. Muhtarı m. K. imzasına verildi. 2 nolu formül muhatabın kapısına yapıştırılarak ... Kural haber verilmiştir" şerhi ile yapılmış olup, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesi gereğince muhatabın nerede olduğu, tevziat saatinden sonra adrese dönüp dönmeyeceği tespit edilmeden yapıldığı için bu hali ile de tebligat işlemi geçersizdir (Hukuk Genel Kurulu'nun 18.04.2001 tarih ve 2001/6-386 Esas, 2001/389 Karar sayılı kararı).
Dairemizin süreklilik arz eden içtihatlarına göre, borçluya satış ilanının tebliğ edilmemesi veya usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebi olup, mahkemece ihalenin feshi talebinin kabulü gerekirken yazılı gerekçelerle reddi yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekirken onandığı anlaşılmakla karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ : Borçlunun karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 18.02.2013 tarih, 2012/32582 E.- 2013/4592 K. sayılı onama ilamının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 25/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.