MAHKEMESİ : Kocaeli 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 07/03/2013
NUMARASI : 2012/473-2013/87
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
28.02.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5838 Sayılı Kanunun 22/2-b maddesi ile değişik 5510 Sayılı Kanunun 93. maddesine göre; "Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde icra müdürü tarafından reddedilir."
Yukarıda açıklanan yasa maddesine göre S.G.K. tarafından ödenen gelir, aylık ve ödeneklerin haczinde, takibin kesinleşmiş olması şartı ile 28.02.2009 tarihi sonrasında borçlunun haciz tarihinden önce hacze muvafakati geçerlidir. Anılan düzenleme İİK'nun 83/a maddesi karşısında özel hüküm sayılır ve öncelikle tatbik edilir. Hacze muvafakati icra kefili vermiş ise sadece takip borçlusu yönünden takibin kesinleşmesi yetmez, aynı zamanda icra kefili yönünden de takibin kesinleşmiş olması gereklidir.
Somut olayda şikayetçi borçlunun, Kocaeli 1. İcra Müdürlüğü'nün 2011/3011 Esas sayılı icra dosyasında Sosyal Güvenlik Kurumundan aldığı emekli maaşına konulan haczin kaldırılmasını talep ettiği, mahkemece, borçlunun menkul haczi sırasında maaşının haczine muvafakat etmesi nedeniyle şikayetin reddine karar verildiği görülmektedir.
İcra dosyasının incelenmesinde; şikayetçinin 11.07.2011 tarihinde söz konusu icra dosyasında icra kefili olduğu aynı zamanda emekli maaşından aylık 750 TL kesilmesine muvafakat ettikten sonra beyanının altını imzaladığı tespit edilmiştir.
İcra kefili olan borçlunun, icra emri tebliğ edilmeden ve dolayısıyla hakkındaki takip kesinleşmeden emekli maaşının haczi ile ilgili olarak verdiği muvafakat yukarıda anılan yasa maddesi gereğince geçersiz olup bir hukuki sonuç doğurmaz. Kaldı ki somut olayda icra kefili olan borçluya icra emri çıkartılmadığı, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe ilişkin ödeme emrinin tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece, yukarıda belirtilen ilkelere göre geçersiz olan maaş haczi işleminin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy