MAHKEMESİ : Antalya 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 30/01/2013
NUMARASI : 2012/913-2013/86
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlanan icra takibine karşı borçlular tarafından icra mahkemesine yapılan başvuruda, takibe konu bononun protokol kapsamında teminat amaçlı verildiği, kayıtsız şartsız borç ikrarı içermediği ve protokolün 11.maddesinde geçen 50.000TL'lik ödemenin yapılmış olmasına rağmen takibe konu borçtan düşülmediği ileri sürülerek takibin iptalinin istendiği, mahkemece takibe konu bononun kayıtsız şartsız muayyen bir bedeli ödeme vaadi içermediği kabul edilerek borçlular açısından takibin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır.
İİK.nun 170/a-son maddesinde; “her ne suretle olursa olsun, .....borç kısmen veya tamamen kabul edilmiş ise takip dayanağı belgenin kambiyo senedi vasfını taşımadığı nedeni ile takibin iptal edilemeyeceği" hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda borçlular vekili tarafından, icra mahkemesine sunulan 29.01.2013 havale tarihli dilekçe içeriği incelendiğinde "bahse konu bonoya ilişkin davalı alacaklı hesabına yatırılmak suretiyle 60.000TL ödeme yapıldığı, yine bonoda yer alan borca ilişkin davalı alacaklıya çek verildiği ve bu çekle ilgili dava dışı Ö.A. İnş Nak.şirketine 50.000 TL ödeme yapılıp davalı alacaklıya özetle 110.000 TL ödeme yapıldığının "beyan edildiği görülmüş olup, borçlular tarafından yapılan bu beyan borcun kısmen kabulü niteliğindedir. Borçlular borcu kısmen kabul ettiğine göre artık İİK.nun 170/a maddesine dayalı olarak takibin iptaline karar verilemez. Borçluların itirazını İİK'nun 169/a maddesinde yazılı nitelikte belgelerle kanıtlaması gerekir. Mahkemece borçluların itiraz ve şikayetinin bu kapsamda değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.